We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Altın Portakal’da Jüri ve Yönetmelik Skandalı!

4 0 0
22.09.2021

Türk sineması ya da Türkiye’nin sineması, yaşamına evcilleştirilmiş bir kedi gibi devam ediyor. Aslında, iki uca sürüklenen, gişede yozlaşan ya da festival jürilerinin elinde yalnızlaşan bir sinemamız var. İkisinin hali de içler acısı…

2010 yılında düzenlenen Altın Portakal onur ödülleri gecesinde, Ertem Göreç, “Halka dayanmayan sinema yapılamaz. Herkesin halkı kendine tabi ama, 79 senelik tecrübem ve sinemadaki görgümle genç arkadaşlara tavsiyem; seyirciyi de düşünün. Onları biraz ön plana alırsanız sinemamız ileriye gidecek. Bazı arkadaşlar farkında değil ama öğrenecekler diye konuşmuştu.

Dürüst olmak gerekirse, “bazı arkadaşlar” her şeyin farkındalar ama festival fanusunda yüzen küçük balık olmak onlara iyi geliyor olmalı ki hiçbir şey değişmiyor.

Festivaller sinemamızı evcilleştiriyor

Evet, demek istediğim şey tam olarak bu; festivaller sinemamızı evcilleştiriyor. Bunu bilinçle yapmıyorlar ancak film seçici ya da değerlendirici jüriler bağımsız sinemamızı seyirciden yoksun, gardiyanı da jüriden mevcut bir zindana hapsetti. Bu yan etkinin en önemli sebebi, ülkenin farklı şehirlerinde yapılan festivallerin neredeyse tamamının aynı insanlar tarafından yapılıyor olması. Festival direktörleri, danışmanlar, ön jüriler, jüriler hep aynı insanlardan oluşuyor.

Festivaller sadece sinemacıları değil onları ve işlerini kıyasıya eleştirmesi gerekenleri yani eleştirmenleri de evcilleştirdi. Yıldan yıla giderek artan kabilecilik örnekleri, PR yapmak yerine eleştiri yazan sinema yazarlarının festivallerden uzaklaş/tırıl/masına sebep oldu.

Festivallerin bitmeyen derdi: Kanka Kontenjanı!

2021 yılındayız, pandemi değil ama pandemi önlemleri sonlandı. Festivaller yeniden yapılmaya başlandı ve malum sorunlar eskisinden daha da beter ortaya çıktı.

Kanka Modu/Kontenjanı şu şekilde çalışıyor; bir festival yaptığınızda jürilerinizi ve konuklarınızı sizinle aynı kulüpteki insanlardan seçiyorsunuz. Kalan kısmı da, numaranızın çakılmayacağı kadar, bu işi yapan insanlarla dolduruyorsunuz. Bu sayede yarıştırdığınız filmlerden, kazandıkları ödüllere ve o filmler hakkında çıkan yazılara kadar her şeyi kontrol edebiliyorsunuz.

Biraz tuhaf bir benzetme olabilir ama festivalleri yapanlar sinemacılarımızı çoban gibi güdüyorlar. Bağımsızmış gibi görünen ama aslında öyle olmayan bir sinemamız var. Halbuki sinema en güçlü ve popüler sanat formu… 70’lerin gişe filmindeki kadar bile cesareti olmayan bu sözde bağımsız sinemayı kim suladı ve büyüttü?

Geçtiğimiz yılın Altın Portakal’ında yarışan sıradan bir filmin ödüllere boğulup festivalin en iyi filminin göz ardı edilmesi duruma en iyi örnektir. Bu filmler vizyona çıktığında ya da dijital ortamlarda izlenmeye başlandığında jürinin foyası ortaya çıkıyor ancak ödülleri kapanlar kendilerini çoktan büyük sinemacı ilan etmiş oluyor. 2019’da Bozkır, 2020’de Hayaletler… Bu filmler hak etmedikleri ödülleri aldılar. Sorumlusu kim?

Festival Yönetmeliği Neden Değiştirildi?

Jüri skandalına girmeden önce, bu yıl 58.si yapılacak olan Antalya Altın Portakal Film........

© Öteki Sinema


Get it on Google Play