BAYRAK: BİR BEZ PARÇASI DEĞİL, ŞEHİTLERİN KANIDIR
Geçtiğimiz günlerde Nusaybin sınırında yaşanan hadise, bu milletin yüreğine saplandı. Şanlı bayrağımıza uzanan o eller, sadece bir kumaşa değil; bu toprakların ruhuna, bu milletin namusuna, bu vatanın bekâsına uzandı.
Önce şunu anlayalım: Bayrak nedir? Sözlüklerde “bir devletin simgesi olan kumaş parçası” diye tanımlanır. Ama bu tanım, bizim bayrağımız için ne kadar da yetersiz ve sığ kalıyor! Bizim bayrağımız; üzerindeki al rengiyle, bu toprakları vatan kılmak için canını feda eden milyonlarca şehidin kanıyla boyanmıştır. O kırmızı, herhangi bir renk değil; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Kut’ül Amare’de, Sarıkamış’ta ve daha nice cephede akan asil kanın rengidir.
Tarihimize şöyle bir bakın: Fatih’in İstanbul surlarına diktiği hilalden, oradan Osmanlı’nın koca bir imparatorluğu üç kıtada dalgalandırdığı ay yıldıza kadar bayrak; hep bu milletin en aziz emaneti olmuştur. Padişahlar geldi geçti, imparatorluklar kuruldu, yıkıldı; ama o bayrak hep göklerde dalgalandı, hep bu milletin üzerinde bir koruyucu örtü gibi durdu.
Çanakkale’yi düşünün. 1915’te dünyanın en........
