Tromelin Adası Faciası: İnsanlığın Unuttuğu 15 Yıllık Hayatta Kalma Destanı (2)
Kadınların liderliği: İlginç bir şekilde, erkekler daha çabuk hayatlarını kaybetti. Sert fiziksel çalışma, beslenme eksikliği ve umudun yitirilmesi erkekleri daha kırılgan hale getirdi. Kadınlar ise, hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha dirençli oldular. Kadınlar, adanın gerçek mimarları haline geldiler: 1. Taş kulübeler: Mercan blokları denizden toplanıp taşındı (her biri 20-40 kg). Deniz suyu ile birleştirilen kum harç görevi gördü. Kalın duvarlı, alçak tavanlı, dikdörtgen kulübeler inşa edildi. Arkeologlar, 2006 yılında adada yaptıkları kazılarda bu yapıların kalıntılarını buldular. Duvar kalınlıkları 30-50 cm, yapılar yaklaşık 2.5m x 3m boyutlarındaydı. 2. Fırınlar: Mercan taşlarından kubbeli fırınlar yapıldı. Kuş yumurtaları ve kaplumbağa eti bu fırınlarda pişirildi. Ateş, kuru deniz yosunu ve kuş tüylerinden sağlandı. 3. Su yönetimi: Yağmur suyu toplama sistemleri geliştirildi. Mercan blokları oyularak lağenler yapıldı. Kumaş parçaları yağmur sularını filtreledi. 4. Çakmak taşı üretimi: Gemi enkazından çıkarılan metal parçalar, mercan taşlarıyla sürtülerek ateş çıkarıldı. Bu kıvılcımlar, kuru otlara aktarılarak ateş yapıldı. Ateş, ada için kutsal bir şeydi. Hiçbir zaman söndürülmedi. Her zaman en az bir kişi ateşe gözcülük ederdi. -Onuncu Yıl (1766-1771): Kaçış Denemeleri Yıllar geçtikçe, bazı hayatta kalanlar pes etmedi. Enkazdan kalan tahtalardan sal yapmaya çalıştılar. İlk sal denemesi - 1767: Beş erkek ve iki kadın, sabah güneşiyle birlikte denize açıldı. Paddles olarak kullandıkları tahta parçalarıyla, okyanusun akıntısına karşı kürek çektiler. Madagaskar'a ulaşmak için batıya gitmek gerekiyordu. Hiçbiri geri dönmedi. Aradan aylar geçti. Ada halkı anladı: Bu insanlar ya köpekbalıklarına yem oldu ya da okyanusun derinliklerinde yok oldu. İkinci sal denemesi - 1770: Üç kişi daha denedi. Onlar da kayboldu. Her kayıp, adada kalanların sayısını azalttı ve umudu biraz daha söndürdü. -On Beşinci Yıl (1771-1776): Son Hayatta Kalanlar 1771 yılına gelindiğinde, adada sadece 15 civarında insan kalmıştı. Çoğu kadındı. Bu kadınlar, inanılmaz bir şey başardılar: Hayatta kalmaya devam ettiler. Bazıları, adada çocuk doğurdu. Evet, doğru okudunuz. İssız bir adada, hiçbir tıbbi yardım olmadan, doğal yollarla doğum yaptılar. Bir bebek - daha sonra "Madagaskar'lı Eve" olarak adlandırılan bu çocuk - adada doğdu ve hayatta kaldı. Bu, insan direncinin belki de en büyük kanıtıydı. Kurtarma - 15 Yıl Sonra 1776 - Jacques-Marie Boudin de Tromelin Chevalier de Tromelin, Fransız donanmasında görevli bir subaydı. Madagaskar limanlarını ziyaret ederken, eski bir hikâye duydu: 15 yıl önce bir adada terk edilen köleler. Çoğu bu hikâyeyi efsane sanıyordu. Ama Tromelin meraklıydı ve aynı zamanda onurlu bir adamdı. 7 Kasım 1776 Corvette La Dauphine........
