GAGAVUZYA’DA KEMAL’İN ÜÜREDİCİSİ (ÖĞRETMENİ)

İstiklal Savaşı sonrası bağımsızlığını ilan ederek Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran Türk Milleti’nin lideri Mustafa Kemal; bir taraftan ülke içinde milleti için ekonomik ve eğitim seferberliği başlatmıştı. Diğer taraftan da dünyanın değişik bölgelerden yaşayan soydaşlarına el atıyor, sahipleniyordu. İşte o soydaşlarımızdan, birisi de Gagavuzlar(Gök Oğuzlar)’dır. Gagavuz çocuklarının eğitimi için özel yetiştirilmiş öğretmenler gönderiliyordu. Bu tarihi ve milli hizmetin en muhteşem örneği Ukrayna'da kalan Gagavuz bölgesinde, Moldova sınırında bulunan Bolgrad kasabasının Ortodoks mezarlığında yatan Anadolu’dan gelen Türk öğretmenlerinin ve diğer kahramanların hikayesidir Rahmetli Necip Hablemitoğlu (org/tarih/turk-tarihi/Gagavuzlar) bu hikâyeyi şöyle anlatıyor: “Bu mezar unutulmuş, otlarla kaplanmış ve bakımsız olsa da koşulsuz bir vatanseverlik örneğidir. Ali Kantarelli'ye ait bu mezar ile ilgili yaşlı bir Gagavuz: “Burada Kemal’in Üüredicisi (öğretmeni) yatıyor” der. Gagavuz Türkleri yüzyıllar boyunca anadillerini korumayı başarmışlardır. Hiçbir dilin etkisine girmesine izin vermeyerek bugün Türkiye Türkçesi’nden daha duru bir dile sahiplerdir. Tabi bunu ayrı bir dil olarak nitelemek doğru olmaz. Türkçenin bir başka ağzını kullandıklarını söylemek daha doğru bir tanımlamadır. Mustafa Kemal Atatürk ise bundan 85 yıl önce Türk kardeşlerinin yanında yer alma ve bölgede Türkiye'nin ağırlığını koyma yolunda ileri görüşlü adımlarını atmıştır. Atatürk Gagavuzlar'a, Rusça ve Romence bilen 80 ilkokul öğretmeni göndermiştir. Gagavuzların deyimiyle Kemal'in Üüredicileri (Öğretmenleri) koşulsuz vatanseverlik örneği göstererek görevlerini yıllarca sürdürmüştür. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Rusça ve Romence dillerini bilen acaba bir adet ilkokul öğretmenine sahip midir diye sormaktan kendimi alamadığımı da ifade etmek istiyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını her şeyin üstünde tutan akılcı politikalarının tek örneği Gagavuzlar'a gönderdiği öğretmen ve kitap desteğidir. Mustafa Kemal’in dış Türkler politikasına göre tamamen Türkiye’ye göç asla çözüm değildir. Atatürk’ün bu konudaki sözleri şöyledir: "Dış Türkler yaşadıkları ülkelerde; kendi ulusal kimliklerini koruyarak, kültürel yapılarını koruyup bunu geliştirerek, eşit ve rahat yaşam şartlarına ulaşmalıdırlar. Türkiye bunu destekleyici politikaları üretmek zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin dostu olmanın ön koşulu, bünyelerinde bulunan Türk azınlıklara önem vermeleridir." Mustafa Kemal, Romanya Büyükelçiliği görevine Hamdullah Suphi Tanrıöver’i getirmiştir. Tanrıöver, tüm Gagavuz köy ve kasabalarını dolaşmış ve elçilik çalışanlarını Gagavuzlar'dan seçmiştir. Gagavuzlar'ın arasında önceliği liderlerin çocuklarına vererek 200’ü aşkın öğrencinin Türkiye’de eğitim-öğretim görmesini sağlamıştır. Bu öğrencilerin bir kısmı Gagavuzya’ya dönerek toplumunun gelişimine ve Türklük bilincinin perçinleşmesine katkı sağlamışlardır. Bu sahiplenmenin başka bir örneği de Karaman Türkleri için olmuştur. Atatürk, Karaman Türk’ü Papa Eftim’e Türk Ortodoks Kilisesi’ni kurdurmuştur. Atatürk'ün ifadesiyle Millî Mücadeleye bir ordu kadar yardım eden Papa Eftim, T.B.M.M önünde Kuvay-i Milliye’yi destekleyici bir konuşma yapmıştır. Bu kilise Türkiye'nin ve dış Türkler'in çıkarlarını tüm Ortodoks merkezlerde savunmuştur. Gagavuzlar da bu kilisenin dinsel yönetimi içinde yer almışlardır. Bugün yapılması gereken ise tüm dış Türkler içindeki Ortodokslar'ın bu kilise ile fiili ve resmi bağlantılarının sağlanmasıdır. 1918 yılından 1939 yılına kadar Romanya ile Moldova “Büyük Romanya” adı altında tek bir ülke olarak varlığını sürdürmüştür. Ali Kantarelli ölene kadar Gagavuzya’da hizmetine devam etmiştir. Kemal'in Üüredicisi (Öğretmeni) göreviyle Türklük bilincini aşılamaya devam etmiş, bu arada dul bir Gagavuz kadınla evlenmiştir. Gagavuzlar kendisine büyük hayranlık ve sevgi beslemişlerdir. Kemal'in Öğretmenleri gözünü kırpmadan Türk yurduna giderek Gagavuz kardeşlerine hayatlarını hiçe sayarak hizmet etmişlerdir. Bizler bugün mezarları ve adları yitip gitmiş Kemal’in Öğretmenleri'ne birer minnet borçluyuz. Onlar hatırlanmayı ya da ilgi beklemiyorlar: “Çünkü onlar Türklüğe hizmet etme yolunda en yüksek mertebeye ulaşmışlar. Ama yine de gözlerinizi kapatıp hayal edin. Buz gibi soğuk bir ülkede, başında haç dikili bir mezar düşünün. Orada yatan şehitlerimize Ulu Tanrı’dan sonsuz rahmet dileyin! Bir de gönül pınarlarınızdan süzülüp, kalp gözünüzden geçerek dökülecek sevgi ve şükran dolu bir damla yaş! Hepsi o kadar!” Gagavuzlar'ın Türkiye ve Türklük hakkındaki düşüncelerini anlatan bir Gagavuz aydınına kulak verelim: “Tanrı isterse, bizi Gagavuzları mutlu etsin, hepimiz anayurdumuza gidip kan kardeşlerimizin arasında iyi konuşmayı, iyi okumayı ve iyi yazmayı öğrenebiliriz. Ah, söylemek istediklerimi bir bilseniz. Geçen yıl bizim gözlerimiz bir Türk'ün kardeşlerim diye bizlere seslenmesiyle açıldı. O gün onu duyana kadar bizler öksüzdük. Artık göğsümüzü kabartarak bütün dünyaya haykırabiliriz: Biz Türk’üz, Biz Türk’üz, Biz Türk’üz! Biz Gagavuzlar öksüz değiliz! Bizim de anamız ve babamız var! Türkiye'dir anamız ve babamızdır Atatürk! Türkiye’de milyonlarca var Türk kardeşlerimiz. Yaşasın Atatürk! Yaşasın Atatürk’ün dirilttiği Büyük Türkiye” Tarihimizin bir parçası olan Gagavuzlar ülkemiz sınırları içinde olmasalar da onlar bizim kültürümüzün bir parçasıdırlar. Onlar bize Atamız'ın emanetleri olarak görülmelidirler. Bulundukları coğrafya dolayısıyla bir yanda Rusya diğer yanda Avrupa Birliği, Gagavuzlar'a kültürel baskı uygulamaya devam etmektedirler. Gagavuzlar'la aramızdaki kültürel bağlarımız oldukça kuvvetlidir. Şu an özerk bir cumhuriyet içinde yaşıyor olsalar da ileride Avrupa'da tam bağımsız bir Gagavuz Devleti’nin kurulması heyecan vericidir. Hoca Ahmet Yesevi der ki, "Din Seçim, Türklük Kaderdir!" O zaman yapmamız gereken tek şey, tarihimize ve köklerimize sahip çıkmaktır. Kısacası; 1994 yılında Türkiye Cumhurbaşkanı Demirel ve Moldova Parlamentosu tarafından Gagavuzya’nın özerkliği kabul edilmişti. Ne mutlu ki, Türkiye Cumhuriyeti devletiyle milletiyle bugünde Gagavuz kardeşlerimize desteğini devam ettirmektedir. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı gibi…


© Önce Vatan