İbrahim Güray AYTEKİN ÖZEL HABER ARAŞTIRMA

Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul Hükûmeti'nin Kuvâ-yi Milliye'ye karşı kurduğu askeri örgüt. Birleşik Krallık, Damat Ferit hükûmetine 7 Nisan 1920 tarihinde Hilafet Ordusu'nun kurulması için izin verdi. 18 Nisan 1920 tarihinde kuruldu.

11 Nisan tarihli Resmi Gazete’de Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin bir beyannamesi de yayınlanmıştı. Bu beyanname “Hükümetin Pek Önemli ve Tarihi Bir Beyannamesi” ifadesiyle gazetelerde yer almıştır.

Bu beyannamede “Bir takım fitne-fesat, hırs ve menfaat düşkünü insanlar Milli Teşkilat adı altında toplanarak, ülkenin siyasi durumunu çok tehlikeli bir duruma soktukları. Bunların savaş yıllarında yaptıkları suistimal ve cinayetlerine ateşkesten sonra da devam ettikleri ve böylece Avrupa kamuoyunu aleyhimize çevirdikleri, bunun sonucunda da İstanbul’un işgal edildiğinden” bahsediliyordu.

Beyannamede devamla “Milli Teşkilat denilen asi hareketin Anadolu’yu korkunç bir istilaya sokmaya ve devletin başını gövdesinden ayırmaya çalıştıkları” belirtilerek, sahte milliyet davası güdenlerin devletin en büyük düşmanları olduğu ilan ediliyordu.

Beyannamede Anadolu Hareketi, eşkıyalık ve isyan hareketi olarak suçlanıyordu. Bunların kanunlara karşı geldikleri, halktan zorla para ve asker topladıkları, vermeyenleri ise cezalandırdıkları söylenerek, bir hafta zarfında bu harekete katılanlardan pişmanlık duyacakların Padişah tarafından affedilecekleri, diğerlerinin ise en ağır şekilde cezalandırılacakları belirtiliyordu.

Damat Ferit Paşa yayınladığı bu beyanname ile Kuva-yı Milliye aleyhine kamuoyu yaparak, başlayacağı mücadelede halkın desteğini sağlamayı amaçlıyordu.

İstanbul hükümetinin bundan sonraki en önemli adımı Meclisi Mebusan’ın feshi olmuştur. Padişah’a göre siyasi durum düzelmeye giderken, ayaklananlar durumu tamamen bozuyordu. Bu kişiler hakkında gerekenin yapılacağını bildiren Padişah, bütün halkı saltanat çevresinde toplanmaya çağırıyordu.

Padişah 4 ay içinde seçimler yapılıp yeniden toplancağını belirterek Mebuslar Meclisi’ni kapattığını da ilan ediyordu. Böylece Anadolu’da Meclis’in açılmasını da önlemeye çalışıyordu.

Sadrazam Damat Ferit hükûmeti kurduktan 2 gün sonra 7 Nisan 1920 tarihinde Britanya Yüksek Komiseri Amiral John de Robeck ile milliyetçilere karşı alınacak tedbirleri görüştü. 11 Nisan'da Kuvâ-yi Milliyecilerin eşkıya olduğu ve öldürülmelerinin sevap ve vatani bir yükümlülük olduğuna dair Dürrizade Abdullah Beyefendi'nin bir fetva çıkarması sağlandı. Robbeck Damat Ferit'e Birleşik Krallık'ın aktif bir iş birliği yapamayacağını ama silah ve mühimmat konusunda destek olacağını bildirdi.

Birleşik Krallık Hilafet Ordusu'nun erlerine 30, teğmenlerine 60 ve alay komutanlarına 150 lira maaş bağladı. Lojistik ihtiyaçlarını silah, araç ve gereçlerini temin etti. Hilafet Ordusu birlikleri Nisan ve Mayıs aylarında İzmit bölgesinde yığınaklanmalarını bitirdiler. Britanya birlikleri de Hilafet Ordusu'nun arkasında konuşlandı. İzmit limanına demirleyen Britanya savaş gemileri mevzileri top ateşi ile destekleyebilecek bir konum aldılar.

Garp Cephesi Umum Kumandanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Kuvâ-yi Milliye kuvvetlerine komuta ediyordu.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Sivas Kongresi'nde kurulduktan sonra hızla güçlenmesi ve yeni bir siyasal ve askeri güç odağı olarak ortaya çıkması Birleşik Krallık'ı ve İstanbul'da Damat Ferit Paşa hükûmetini kaygılandırıyordu.

1919 yılında Anzavur isyanı çıkarıldı. Boğazları koruyacak tampon bölgeler oluşturmak için din, mezhep ve etnik ayrılıklar kullanılmaya çalışıldı. El altından desteklenen yerel ayaklanmaların sonuç getirmeyeceği ve Kuvâ-yi Milliye'yi bastıramayacağı anlaşılınca, düzenli bir askeri gücün oluşturulmasına girişildi. Bu askeri gücün adı 18 Nisan 1920 tarihli kararnamede Kuva-yi İnzibatiye olarak belirtiliyordu.

Milli Mücadele döneminde iç savaşın kıvılcımını, Sivas Kongresi’ne karşı planlanan Ali Galip olayı ateşlemiştir. Sivas Kongresi bu girişim üzerine Damat Ferit’e karşı mücadele kararı alınca, Saray fiili iç savaşı yaygınlaştırdı.

Padişah’ın 4 Nisan 1920 tarihli emriyle bu savaş resmiyete dönüşmüş oluyordu. Aynı gün Ahmet Anzavur harekete geçerek Gönen’e saldırdı. Gönen’de nizamiye erleri tek kurşun atmadan dağılmışlar, Yarbay Rahmi Bey emrindeki birkaç subay, Müftü Şevket Efendi, Belediye Başkanı Hüseyin Çavuş, isyancılar tarafından öldürülmüştü.

İstanbul Hükümeti, Anzavur’un başlatmış olduğu isyan dalgası ile Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’nin önünün tamamen kesileceğini düşünüyordu. Mustafa Kemal Paşa’ya göre de Anzavur ile kesin olarak hesaplaşmaya gidilmesi gerekiyordu. Bu yüzden Atatürk’ün 12 Nisan 1920 tarihli genelgesi oldukça önemlidir.

Bu arada Şeyhül İslam yeni bir fetfa yayınlayarak Kuvvayı İnzibati ye destek veriyordu Hilafet ordusuna katılımı destekleyen çabalar gösteriyordu.

‘’ Bazı kötü şahıslar aralarında birleşip kendilerine bir başkan seçerek Padişahın gerçek halkını hile ve yalanlar ile kandırıyor, halktan asker toplamaya kalkışıyor; bir takım vergiler kesip çeşitli baskı ve işkenceler ile halkın mallarını yağmalıyor. Memleketin bazı köylerine ve bölgelerine hücum ederek tahrip ve yerle bir ediyor, çoğu suçlu olmayan kimseleri katlediyor. Bu haydutlara karşı savaşmak şarttır. Bundan kaçanlar günahkar ve asi olur. Haydutları öldürenler gazi olur.’’ Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi

Aynı kararname, Kuva-yi İnzibatiye'nin görevinin ve amacının Düzce, Hendek, Adapazarı dolaylarında Kuvâ-yi Milliye'ye karşı ayaklanmış olanları desteklemek, bu bölgeleri İstanbul Hükûmeti'nin etkisi altına alarak milli kuvvetleri (Kuvâ-yi Milliye) etkisizleştirmek olduğunu açıkça ortaya koyuyordu. Örgüt Harbiye ve Dahiliye vekaletlerine bağlı olacak, kolluk kuvvetlerine de yardım edecekti.

Kuva-yi İnzibatiye, üç piyade alayı ve bir topçu taburundan oluşan bir tümendi. Tümenin komutanlığına Süleyman Şefik Paşa atandı. Üç piyade alayı ve bir topçu taburundan oluşuyordu. Nigehbancılar-Kızılhançerlilerin katıldığı, 4.000 kişilik tümendi İngilizlerin silah-mühimmat vereceği Ordunun Alay Komutanlarına 150, Teğmenlere 60, erlere 30 lira maaş bağlandı.

Kuva-yi İnzibatiye, daha kuruluş aşamasında zaafa uğradı. Nisan 1920 sonunda karargahıyla birlikte İzmit'e gelen Süleyman Şefik Paşa, İstanbul Hükûmeti'yle beraber hareket eden ve Adapazarı-Düzce yöresinin önde gelen Abhaza beylerinden Ahmet Anzavur'la anlaşmazlığa düştü. İstanbul Hükûmeti bu çatışmada açık tutum belirlemedi. Bunun üzerine Süleyman Şefik Paşa zaten derme çatma bir birlik olan Kuva-yi İnzibatiye'nin başından ayrılarak İstanbul'a döndü.

Kuva-yi İnzibatiye, Kuvâ-yi Milliye'ye yönelik ilk harekâtını Ahmet Anzavur komutasında Adapazarı'nda düzenledi. 10 Mayıs 1920'de kenti işgal eden Anzavur kuvvetleri iki gün sonra da Kandıra'ya girdi. Amaç Geyve Boğazı'nı aşarak Eskişehir yolunu açmaktı

Bunun üzerine kendisine mirimiranlık (sivil paşalık) verilen Ahmet Anzavur Kuva-yi İnzibatiye'nin başına getirildi.

Kuva-yi İnzibatiye, Kuvâ-yi Milliye'ye yönelik ilk harekâtını AhmetAnzavur komutasında Adapazarı'nda düzenledi. 10 Mayıs 1920'de kenti işgal eden Anzavur kuvvetleri iki gün sonra da Kandıra'ya girdi. Amaç Geyve Boğazı'nı aşarak Eskişehir yolunu açmaktı.

15 ve 17 Mayıs'ta Geyve'ye üst üste iki saldırı düzenleyen Anzavur, Ali Fuat Paşa'nın Ankara'dan gönderdiği 20. Kolordu birlikleri ile takviye edilen Çerkez Ethem komutasındaki Kuva-yi Seyyare karşısında yenilgiye uğradı ve Adapazarı'na çekilmek zorunda kaldı. 20. Kolordu birlikleri 23 Mayıs'ta bir karşı saldırı düzenleyerek Adapazarı ve Sapanca'yı Kuva-yi İnzibatiye'nin elinden aldı.

14 Haziran'da yeni bir saldırı düzenleyen Kuva-yi İnzibatiye yine yenilgiye uğradı.Bunun üzerine İstanbul Hükûmeti Kuva-yi İnzibatiye'nin başarısızlığını kabul ederek İstanbul'a çekilmesini kararlaştırdı. 25 Haziran 1920'de de Kuva-yi İnzibatiye'nin kaldırıldığı, birliğe bağlı askerlerin terhis edildiği açıklandı.

1-Kuvayı İnzibatiye, Kuvayi Milliye adı altında oluşan eşkiyalık yapanları yola getirme ve cezalandırma için kurulmuş gezici bir güvenlik topluluğudur.

2-Disiplin ve iaşe konularında jandarma kurallarına, örgüt olarak da doğrudan doğruya Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlıydı.

3-Kuvayı İnzibatiye sadece Padişaha bağlıydı.

4-Görevde ve açıkta olan bütün askeri yöneticiler ve subayların tamamı üç gün içinde Savunma Bakanlığına gelerek yoklama yaptırmaları şart konuldu.

5-Bu orduda görev alacak olanlardan erlere 30, teğmenlere 60, alay komutanlarına, ise 150 lira aylık verilecekti.

6-Sakat kalacak askerlere sakatlık derecelerine göre 10 liradan 300 liraya kadar, ölenlerin yetimlerine 400 lira tazminat “derhal” ödeme yapılacak.

Kuvayi İnzibatiye’nin başarısızlığı Damat Ferit hükümetini İngilizler karşısında zor durumda bırakmıştır. Kuvayi Milliye’nin başarısı karşısında İngilizler de zor durumda kaldılar, çünkü Kuvayi İnzibati’ye aradan çekilince Kuvayi Milliye ile karşı karşıya kaldılar.

QOSHE - EMPERYALIST ÜLKELERİN DESTEĞİNDE  VATANA İHANETİN TESCİLLİ KURULUŞU ‘’HILAFET ORDUSU’’ KUVAYI INZIBATIYE  - İbrahim Güray Aytekin
menu_open
Columnists . News Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

EMPERYALIST ÜLKELERİN DESTEĞİNDE  VATANA İHANETİN TESCİLLİ KURULUŞU ‘’HILAFET ORDUSU’’ KUVAYI INZIBATIYE 

35 0 29
02.01.2023

İbrahim Güray AYTEKİN ÖZEL HABER ARAŞTIRMA

Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul Hükûmeti'nin Kuvâ-yi Milliye'ye karşı kurduğu askeri örgüt. Birleşik Krallık, Damat Ferit hükûmetine 7 Nisan 1920 tarihinde Hilafet Ordusu'nun kurulması için izin verdi. 18 Nisan 1920 tarihinde kuruldu.

11 Nisan tarihli Resmi Gazete’de Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin bir beyannamesi de yayınlanmıştı. Bu beyanname “Hükümetin Pek Önemli ve Tarihi Bir Beyannamesi” ifadesiyle gazetelerde yer almıştır.

Bu beyannamede “Bir takım fitne-fesat, hırs ve menfaat düşkünü insanlar Milli Teşkilat adı altında toplanarak, ülkenin siyasi durumunu çok tehlikeli bir duruma soktukları. Bunların savaş yıllarında yaptıkları suistimal ve cinayetlerine ateşkesten sonra da devam ettikleri ve böylece Avrupa kamuoyunu aleyhimize çevirdikleri, bunun sonucunda da İstanbul’un işgal edildiğinden” bahsediliyordu.

Beyannamede devamla “Milli Teşkilat denilen asi hareketin Anadolu’yu korkunç bir istilaya sokmaya ve devletin başını gövdesinden ayırmaya çalıştıkları” belirtilerek, sahte milliyet davası güdenlerin devletin en büyük düşmanları olduğu ilan ediliyordu.

Beyannamede Anadolu Hareketi, eşkıyalık ve isyan hareketi olarak suçlanıyordu. Bunların kanunlara karşı geldikleri, halktan zorla para ve asker topladıkları, vermeyenleri ise cezalandırdıkları söylenerek, bir hafta zarfında bu harekete katılanlardan pişmanlık duyacakların Padişah tarafından affedilecekleri, diğerlerinin ise en ağır şekilde cezalandırılacakları belirtiliyordu.

Damat Ferit Paşa yayınladığı bu beyanname ile Kuva-yı Milliye aleyhine kamuoyu yaparak, başlayacağı mücadelede halkın desteğini sağlamayı amaçlıyordu.

İstanbul hükümetinin bundan sonraki en önemli adımı Meclisi Mebusan’ın feshi olmuştur. Padişah’a göre siyasi durum düzelmeye giderken, ayaklananlar durumu tamamen bozuyordu. Bu kişiler hakkında gerekenin yapılacağını bildiren Padişah, bütün halkı saltanat çevresinde toplanmaya çağırıyordu.

Padişah 4 ay içinde seçimler yapılıp yeniden toplancağını belirterek Mebuslar Meclisi’ni kapattığını da ilan ediyordu. Böylece Anadolu’da Meclis’in açılmasını da önlemeye çalışıyordu.

Sadrazam Damat Ferit hükûmeti kurduktan 2 gün sonra 7 Nisan 1920 tarihinde Britanya Yüksek Komiseri Amiral John de Robeck ile milliyetçilere karşı alınacak tedbirleri görüştü. 11 Nisan'da Kuvâ-yi Milliyecilerin eşkıya olduğu ve öldürülmelerinin sevap ve vatani bir yükümlülük olduğuna dair Dürrizade Abdullah Beyefendi'nin bir fetva çıkarması sağlandı. Robbeck Damat Ferit'e Birleşik Krallık'ın aktif bir iş birliği yapamayacağını ama silah ve mühimmat konusunda destek olacağını bildirdi.

Birleşik Krallık Hilafet Ordusu'nun erlerine 30, teğmenlerine 60 ve alay komutanlarına 150 lira maaş bağladı. Lojistik ihtiyaçlarını silah, araç ve gereçlerini temin etti. Hilafet Ordusu birlikleri Nisan ve Mayıs aylarında İzmit bölgesinde yığınaklanmalarını bitirdiler. Britanya birlikleri de Hilafet Ordusu'nun arkasında konuşlandı. İzmit limanına demirleyen Britanya savaş gemileri mevzileri top ateşi ile destekleyebilecek bir konum aldılar.

Garp........

© Önce Vatan


Get it on Google Play