We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

SAĞU

6 0 0
25.09.2021

Merhaba insan kardeşlerim. Çoğumuzun kopamadığı bir an vardır takvim yaprakları arasında.
Benim takvim yaprağım ekime yaklaştıkça daha bir acıtıyor canımı. Zira saatler babamın göçünü sıkıştırıyor aklımın fukaralığına. Öksüz bir serzeniş dem vuruyor durmadan . Baba sözcüğü yumru hala yutağımda.
Ah Yıllar...
Emdikçe özlemleri tası tarağı topladık, yola koyulduk. Ürküten seferlere düş koyduk. Anılar ısıttıkça ağrıları, sadaklarda zehirli oklar gani oldu. Miadı dolmayan kavram ah...
Çocukluğun sarp geçitlerinde, dolanan gölgelere tutsakken yüreklerimiz, simsarların elinde slogan geçmişimiz.
Şimdi, en çok ağrıyan yanımızla haşir neşir günümüz.
Seni sarıp sarmalamışlar iki metrelik kundağa, çatlaklarından boy veren ışıklara aldırmadan öylece uyuyordun...
Öylece dalmıştın.
Ve ben seni ilk defa görmüş gibi, ilk defa tenine dokunmuş gibi, ilk defa yeşilinde kaybolmuş gibi gözlerinin hayretler içinde baktım.
Yoo, yooo bakakaldım öylesi öylesine ağrılı...
Dokunmalı mıydı efkâr demli tenine?
Akları kederine eş saçlarını okşamalı mıydı?
Nasırlı ellerini yüreğime dayayıp ağlamalı mıydı sağulu sedam?
Ne yapmalıydım bu deprem uyanışında?
Sararmış tenine kondurduğum buseleri hisseder........

© Önce Vatan


Get it on Google Play