Konya'daki Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nde bir köpeğin kafasına kürekle vurarak öldürüldüğü görüntüler herkesin kanını dondurdu.

Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler sonrası harekete geçen yargı, 2 kişiyi tutukladı.

Bu gelişmeyle birlikte yürekler biraz olsun soğurken, vicdanlar ise hala yaralı kaldı.

İşin daha vahim kısmı.

Eline kürek alan görevliyi, etrafındakiler ise sadece izlemekle yetindi.

Kimse köpeğe vahşice vuran kişiye "kendine gel" bile demedi.

Halbuki. Allah'ın bize emaneti olan dilsiz canlıların yaşam haklarını en az bir insanınki kadar savunmamız gerek!

Biz, İstediğimiz kadar hayvan hakları diye yırtınalım, beyni ve yüreği kıt olan insanların, bir kulağından girer, öteki kulağından çıkar. Maalesef!

İsterseniz son aylarda köpeklere karşı işlenmiş suçlara bir göz atalım.

--Maltepe'de bir kişi elindeki tüfekle ormanlık alandaki sokak köpeğine ateş etti. Köpek veteriner ekipleri tarafından tedavi altına alınırken, saldırgan göz altına alındı.

-- Aydın'da bir sapık köpeğe tecavüz ederken iz takip köpeği tarafından suçüstü yakalandı.

-- Muğla'nın Bodrum ilçesinde bir kişi, sokak köpeğini bıçaklayarak öldürdü.

-- Antalya'nın kent merkezînde bir haftada 8 köpek zehirlenerek öldü. Polis olayla ilgili inceleme başlatırken hayvan ölümlerinin yaşandığı Muratpaşa ilçesinde zehir tespit edilen iki park 15 gün süreyle kullanıma kapatıldı.

--Aydın'ın Efeler ilçesinde sokak köpeğine tecavüz ederken yakalanarak gözaltına alınan şahıs uygulanan para cezasının ardından serbest bırakıldı. Duruma mahalle sakinleri ve hayvan severler tepki gösterdi.

--Sokak köpeğine tecavüz ettiği iddia edilen 47 yaşındaki R K, bölgede oturan bir kişi tarafından dövüldü.

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. İnsanların sokak köpeklerine yönelik suçları ortada.

Neler oluyor böyle? Şeytan mı girdi bu insanların içine?

Vahşet bu,

Manyaklık.

Kindar nesil.

Hayvanlar savunmasız kendini ifade edemeyen varlıklar ve insan karşısında çaresizler ama aynı zamanda sevginin ve bağlılığın karşılığını fazlasıyla veren, hayatı sizinle paylaşan sevimli yaratıklardır.

Ayrıca sevginin sevgiyi doğurduğunun yaşayan kanıtları, hayvan besleyen her insan sevgiye ve diğer insanları da severek yaşamın daha iyi olacağına inanır. Ama bu savunmasız, çaresiz ve insan gücüne karşı koyamayan varlıklara eziyet eden ve zarar veren insanların kalbine kötülüğün yerleştiğinin ve insanlara zarar vermek için fırsat kolladıklarının kanıtıdır.

Zaman zaman meydana gelen bu vahşeti sergileyenlerin ruhsal bozukluğu olduğunu belirten uzmanlar bir uyarı da daha bulunuyor. "Hayvana şiddet uygulayanların, insanlara da şiddet uygulaması ihtimali yüksek."

Örnekleri çok.

Mesela dünyadaki seri katillerin birçoğu ilk kurbanlarını hayvanlardan seçmiş.

İşte o katillerden birkaçı.

- İtalyan suç tarihinin en ünlülerinden vincente verzini, 12 kadını öldürdüğü kariyerinin ilk becerilerini kedileri boğarak elde etmiştir.

- 1883^te dünyaya gelen peter kurten ya da herkesçe bilinen adıyla "düsseldorf vampiri" her yaştan ve cinsten 50 kişiyi içeren cinayet listesine başlamadan çok önce, köpeklere, koyunlara işkence eden, onların ırzına geçen ve onları öldüren biri olarak tanınırdı.

-15 yaşındaki kobe canavarı sakakibara, 11 yaşındaki jun hase'nin başını gövdesinden ayırmadan önce, kedi başı kesmiş, güvercinleri boğmuştu.

-19 yaşına varmadan 5 çocuğu öldüren christina falling'in çocukluğu kedi cinayetleri ile doludur.

-Annesini ve iki küçük kızı bıçaklayarak öldüren luke woodham, daha önce kendi köpeğini yakmıştı.

- 1970'lerde, uzun siyah saçlıları hedeflediğinden kadınların saçlarını sarıya boyatmasına yol açan ve bir yıl içinde altı kişiyi öldüren david berkowitz, komşusunun köpeğini vurmuş, annesinin papağanını zehirlemişti.

- Her iki eşini öldüren richard william leonard'ın kurbağaları ezmek ve otomobilinin motoruna kedi bağlamak gibi huyları da vardı.

-Katil jack bassenti, köpek yavrularını canlı olarak gömerdi.

- Filmlere, romanlara ilham kaynağı olan jeffrey dahmer, kedilerin iç organlarını inceledikten sonra aynı tekniği 17 küçük erkek çocuğa uyguladı.

Verdiğim tüm bu örneklerden şunu anlıyoruz.

Hayvanlara şiddet uygulamanın sağlıklı bireyin sergileyeceği bir davranış değildir.

Bu davranışın arkasında ciddi psikolojik rahatsızlıklar yatıyor. "Hayvana şiddet-insana şiddet" ilişkisi toplumsal şiddetin giderek tırmanmasının rastlantı olmadığını ortaya koyuyor.

İnsanların diğer canlılara tahammülsüzlüğünün en önemli nedeninin aile içi şiddet olduğunu ortaya koyan araştırmalara göre, ailede şiddete tanık olan ya da şiddete maruz kalanların şiddet uygulama olasılığı, şiddet görmeyenlere göre sekiz kat daha fazla. Bu nedenle şiddetin önüne geçmede çocuğun rol model olarak aldığı ebeveynlerinin davranışları, çocuklarına başka canlıların yaşam hakkına saygı duymasını en önemli etken gibi görünüyor.

Şiddetin en zayıf halkaları olan hayvanlar gündelik yaşamda tam bir cehennem yaşıyor. Bunun önüne geçmekte topluma önemli görevler düşüyor.

Öncelikle yaşadığımız topraklarda, soluduğumuz havada, içtiğimiz suda her canlının en az biz insanlar kadar hakkı olduğunu unutmamalıyız. Ancak o zaman bencillikten kurtulabiliriz.

Hayvana şiddet uygulayan insanları teşhir edin, hatta her gördüğünüz hayvana eziyet vakasını polise ihbar edin ki, ülkemizde hayvanlara eziyetin ciddi bir cezası olmasa bile, bu insanlar fişlensin kayıtları polis kayıtlarına girsin ve yarın polis bunları takip edip bulabilsin.

Çocuklarınızın birer evcil hayvan edinmesini sağlayın para ile almanız gerekmez.

Barınaklardan, sokaktan edinebilirsiniz. Açalım evlerimizi sokaklarda kimsesiz canlı kalmasın. Böylelikle sadece hayvanlara değil çocuklarınızda büyük bir iyilik yapmış olursunuz. Çocuklarınız sevgiyi, paylaşmayı, sevginin ne anlama geldiğini öğrenir.

İnanın bana hayvanların bunu insanlardan

QOSHE - ŞİDDETİN ARTTIĞI TOPLUMLARIN HAYVANLARI DA ŞİDDETE MARUZ KALIR - Filiz Bahçıvan
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ŞİDDETİN ARTTIĞI TOPLUMLARIN HAYVANLARI DA ŞİDDETE MARUZ KALIR

5 0 25
30.11.2022

Konya'daki Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nde bir köpeğin kafasına kürekle vurarak öldürüldüğü görüntüler herkesin kanını dondurdu.

Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler sonrası harekete geçen yargı, 2 kişiyi tutukladı.

Bu gelişmeyle birlikte yürekler biraz olsun soğurken, vicdanlar ise hala yaralı kaldı.

İşin daha vahim kısmı.

Eline kürek alan görevliyi, etrafındakiler ise sadece izlemekle yetindi.

Kimse köpeğe vahşice vuran kişiye "kendine gel" bile demedi.

Halbuki. Allah'ın bize emaneti olan dilsiz canlıların yaşam haklarını en az bir insanınki kadar savunmamız gerek!

Biz, İstediğimiz kadar hayvan hakları diye yırtınalım, beyni ve yüreği kıt olan insanların, bir kulağından girer, öteki kulağından çıkar. Maalesef!

İsterseniz son aylarda köpeklere karşı işlenmiş suçlara bir göz atalım.

--Maltepe'de bir kişi elindeki tüfekle ormanlık alandaki sokak köpeğine ateş etti. Köpek veteriner ekipleri tarafından tedavi altına alınırken, saldırgan göz altına alındı.

-- Aydın'da bir sapık köpeğe tecavüz ederken iz takip köpeği tarafından suçüstü yakalandı.

-- Muğla'nın Bodrum ilçesinde bir kişi, sokak köpeğini bıçaklayarak öldürdü.

-- Antalya'nın kent merkezînde bir haftada 8 köpek zehirlenerek öldü. Polis olayla ilgili inceleme başlatırken hayvan ölümlerinin yaşandığı Muratpaşa ilçesinde zehir tespit edilen iki park 15 gün süreyle kullanıma kapatıldı.

--Aydın'ın Efeler ilçesinde sokak köpeğine tecavüz ederken yakalanarak gözaltına alınan şahıs uygulanan para cezasının ardından serbest bırakıldı. Duruma mahalle sakinleri ve hayvan severler tepki gösterdi.

--Sokak köpeğine tecavüz ettiği iddia edilen 47 yaşındaki R K, bölgede oturan bir kişi tarafından dövüldü.

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. İnsanların sokak köpeklerine yönelik suçları ortada.

Neler oluyor böyle? Şeytan mı girdi bu insanların içine?

Vahşet bu,

Manyaklık.

Kindar nesil.

Hayvanlar savunmasız kendini........

© Önce Vatan


Get it on Google Play