We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Önce Vatan (28)

1 0 0
04.07.2021

Böylesine sıkıntılı bir süreç yaşayan toplumumuzun, tüm değer yargıları da alt üst olmuştu adeta! İnsanımızın o kendine özgü yardımlaşma duygusu, doğal güzelliklere, doğaya olan hassasiyeti, düşkünlüğü, bu sıkıntılı süreçte büyük yaralar almıştı!

2000’li yılların başında Türkiye’nin yenilenen siyasi yapısıyla iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi; ekonomimizin süratle düzeltilmesi yönünde almış olduğu radikal kararlarıyla,

Dünyaya yön veren kapitalist sistemin temsilcileri AB, Dünya Bankası ve İMF ile vardıkları mutabakat sonucunda; bu para odaklarının da itici gücüyle, ülkemizi bu sıkıntılı süreçten çıkarmayı, giderek düzelen bir ekonomik ortam sağlamayı başarmışlardır.

Ama bu başarı öyküsünün içinde emperyalist güçlerin acımasızlığı da vardı!

Çünkü AB ile Dünya Bankasıyla, IMF ile varılan mutabakat sonrasında; başlayan bu yeni süreç; yabancı sermayeye birer birer teslim edilen onca milli varlığımız,

Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında yoktan var edilen, yılların üreten fabrikaları, devletimizin kuruluş simgesi olmuş önemli üretim tesislerimiz,

Yılların emeğini, göz nurunu ihtiva eden milli üretim tezgâhlarımız birer birer el değiştirmeye; özelleştirilmesinin yanı sıra yabancı ortaklı büyük şirketlere lokma olmaya başlamıştı…

Bu değişim/dönüşüm sonrasında el değiştiren, satılan, kapanan, kapatılan yüzlerce tesis ortaya çıktı. Ülkemizde adeta satılmadık hiçbir şey kalmadı.

AB’ye giden yolun bedeli bu mu olmalıydı?

Globalleşen dünya şartları budur denilerek; ülkemize giren yabancı sermayenin, toplumuza yansıyan sonuçları böyle mi olmalıydı?

Toplumsal yapımıza uygun; emeği, işçiyi daha çok koruyup kollayan, mağdur etmeyen bir geçiş süreci yaşanamaz mıydı?

Bu değişim sürecinden geriye; işten çıkarılan, işini kaybeden yüz binlerce işsiz kaldı…

Yabancı sermayenin ülkemize yoğunlaştığı bu satış döneminde; sadece ‘TEKEL’İN’ yabancı sermayeye devri, ihale süreci için ciltlerce kitap yazılabilir..! (Bk. 10’ların İzleriyle Türkiye-Atilla Çilingir)

İşte tam da bu süreçte, vahşi kapitalizmin acımazsız etkilerinin çokçasına hissedildiği toplumumuzda giderek artan bireyselleşmenin, benmerkezciliğin örnekleri de çoğalmış; insani duyguların yerini duyarsızlığın, vurdumduymazlığın tipik yansımaları........

© Önce Vatan


Get it on Google Play