We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Önce Vatan (11)

1 0 0
17.06.2021

Yukarıda anlattığım olayın tamamı gerçek olup; 16 Ağustos 1974 tarihinde Miamilya köyünün domuz mandıraları bölgesinde yaşanmıştır.

O 187 esirin ne yapılacağının yanıtını bekleyen bölgenin komutanı Yarbay Burhan Kanıt, üst komutanlıktan almış olduğu emirde; esirlerin akıbetinin kendi inisiyatifine bırakıldığını öğrenince ne yapacağını şaşırmıştır!

Bunca insanı nasıl muhafaza edecek, nasıl besleyecektir?

Geri bölgeye göndermek istese; nasıl, hangi araç ile gönderecektir?

Kaldı ki savaş bütün hızıyla, acımasızlığıyla devam etmektedir…

Bu sırada Bölük Komutanları içerisinde oğlu gibi sevdiği Üsteğmen Atilla Çilingir yanına gelerek, tüm sorumluluğu üzerine aldığını, az önce esirleri Rum kesimine geçmeleri için serbest bıraktığını söyler.

Yarbay Kanıt, sadece başını sallayarak bu inisiyatifi onayladığını belli eder. Büyük bir mesuliyet mutlu bir son ile noktalanmıştır…

Evet, sevgili okur;

Tam 43 yıl önce yaşadığım o çok özel günü hiç unutamadım. O gece topladığımız esirlerin yaşadığı tam bir dramdı…

Kucaklarında bebekleri olan kadınlar, elleri bastonlu yaşlılar, korkulu gözlerle ne olduğunun farkında bile olmayan çocuklar, genç kızlar!

Bir an kendi yakınlarım gözlerimin önüne geldi. Böyle bir durum karşısında ne yapılabilirdi ki?

Bizler o yer ve zaman kesitinde; savaşta dahi, yaşanan onca vahşete rağmen insan olarak kalabilen ama özellikle Türk’ün o kendine has nitelikleriyle temayüz etmiş savaş meydanlarının Yiğit Mehmetçiğiyle birlikte bize yakışan neyse onu yaptık.

Ve o gece; Kahraman Mehmetçiklerin aç, susuz kalmaları pahasına yiyeceklerini, içeceklerini o muhtaç insanlarla paylaşması hala dün gibi hafızamda yaşamaktadır.

O gece bana tercümanlık eden Rum kızı........

© Önce Vatan


Get it on Google Play