Herkes pasaporta, harca gelen zammı konuştu... Peki ya vergi cezaları |
Yeniden değerleme artışları yalnızca vergileri değil vergi cezalarını da doğrudan etkiliyor. Yeni bir yıla girerken 2025 yılı için yeniden değerleme oranının yüzde 25,49 olarak belirlenmiş olması, konunun vergi cezaları yönünden ayrıca ele alınmasını önemli kılıyor. Özellikle Vergi Usul Kanunu’nda yer alan maktu ceza tutarları, herhangi bir yeni kanuni düzenleme yapılmaksızın, her yıl bu oran doğrultusunda otomatik olarak artıyor. Bu uygulama, cezaların enflasyon karşısında caydırıcılığını koruma gerekçesiyle açıklansa da anayasal yetki sınırları ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından tartışılması gereken bir alanı işaret etmektedir.
ANAYASA VERGİ ALANINDA YÜRÜTMEYE SINIRLI BİR YETKİ TANIYOR
Anayasa’nın 73’üncü maddesi; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği ve kaldırılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı maddede, bu yükümlülüklerin muaflık, istisna, indirim ve oranları bakımından Cumhurbaşkanına (eski sistemde Bakanlar Kuruluna) yetki verilebileceği öngörülmüştür.
CEZALARDA KANUNİLİK İLKESİ VERGİLERE KIYASLA DAHA KATI UYGULANIR
Vergi hukuku ile ceza hukuku, farklı amaçlara hizmet etseler de, birçok alanda ortak anayasal ilkelere dayanır; bunların başında ise suçta ve cezada kanunilik ilkesi gelmektedir. Ancak Anayasa’da cezalar bakımından yürütme organına açık artırma yetkisi tanıyan herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anayasa’nın 38’inci maddesinde, “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” hükmü benimsenmiştir. Bu düzenleme, ceza alanında kanunilik ilkesinin vergilere kıyasla çok daha katı biçimde uygulandığını göstermektedir. Bu nedenle........