We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Benim kahramanım

125 0 16
01.07.2022

“Belli belirsiz bir hışırtı duydum. Kerpiç odanın açık morluğunda yorganın altından baktım. Babam yatağının ucuna oturmuş giyiniyordu. Anamın ördüğü kalın yün kazağındaki tozun toprak kokusunu duydum.

Sonra kalktı, kapıya yürüdü, açtı. Bozkırın açık sarısına bulaşmış kırmızı rengi içeri doldu.

Babam kemikli, geniş omuzlarını dalgalandırarak gitti.

Kalktım, kapıya yürüdüm.

Uzaklardaki dağların ardındaki kocaman güneşin ilk ışıkları bozkırın üzerinde yelle ürperen gelincikler gibiydi.

Uzaklardan bir tarla kuşu neşeli ötüşüyle eşini çağırdı.

Babam sonsuzluğa usul usul yayılan aydınlığın tam ortasındaydı.

Bana arkası dönüktü. Bir iki adım sonra durdu. Bir süre öyle kaldı. Sonra çöktü.

Köylünün toprağa çöküşlerinde kederli bir şeyler vardır. Bu kederi babamın iri vücudunun bu uçsuz bucaksız sonsuzlukta birden küçücük kaldığını görerek, dehşetle yeniden yaşadım.

O gece yemekten sonra babam iri elleriyle sigarasını sardı.

Ocakta yanan tezeğin kokusu her yanımıza bulaşmıştı.

Babam gaz lambasına uzanarak sigarasını yaktı. Her derin nefes çekişinde alev uzuyor, kısık gözlerinin yeşili aydınlanıyordu. Sıcağın yaktığı, soğuğun kavurduğu köylü yüzündeki derin, koyu kırışıklıklar onu daha sert gösteriyordu. Ama bu sertlikte insanın içini acıtan bir hüzün vardı.

Gaz lambasının olgun ışığı iki ablamın, annemin yüzünde halsizce titriyordu.

‘Bu sabah ağılın arkasındaki taşlı yere baktım' dedi babam.

Ocaktaki tezek ateşi, samana bulaşınca birden parladı.

Uzaklarda bir köpek........

© OdaTV


Get it on Google Play