We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Arkamdaki güç

84 2 7
14.09.2021

On yıl önceydi. Yıl, 2011.

Sadece kumpasla Silivri zindanına atılmadık.

Sadece FETÖ ve iktidar yandaşları tarafından linç edilmedik.

Kendi mahallemiz bile üzerimizde kuşku bulutlarının kararmasına sebep oldu. Deniz Baykal, “Soner'in arkasında kim var, öğrenmek istiyorum” dedi. Bunu Taraf gazetesi manşetine taşıdı.

Baykal gibi o karanlık döneme yenik düşen kimileri bizi “lekeli” göstermek isteyenlerin safında yer aldı.

Meslektaşlarımız, “mağduriyet” ayrımı yaptı; onlar “Ahmet ve Nedim'in Arkadaşları” idi; onların suçsuzluğuna inanıyor ve bize kefil olmuyorlardı! Araya konan mesafeyi göstermenin adıydı; “Ahmet ve Nedim'in Arkadaşları!”

Biz Odatv emekçilerini savunan sadece bir avuç insan vardı.

Birini yazmak istiyorum; Candan Erçetin

Şöyle:

Öylesine korku iklimi vardı ki; terörden yargılanıyorduk, ceza avukatı bulamıyorduk!

Kimi avukatlar, Ergenekon, Balyoz gibi davalar sebebiyle çok yoğundu.

Kimi avukatlar bizi savunmamak için bahaneler ileri sürdü.

Yazarı olduğum Hürriyet grubu Nedim Şener'e avukat gönderirken beni yok saydı!

Yanımdaki bir başka cesur kadın Halide Didem, birçok avukatla görüştü, ret yanıtı aldı.

Candan Erçetin teklifte bulundu: “Neden Duygun Hoca olmasın?”

ATATÜRK'ÜN ELİNDEN

Prof. Duygun Yarsuvat adını biliyordum. Tanışmıyorduk.

Türkiye'nin tanınmış, başarılı hukukçusu idi.

Akademisyendi. Belçika'dan İsviçre'ye ABD'nin........

© OdaTV


Get it on Google Play