Marx mezarında ters dönüyor... Hippilikten yuppiliğe 'yeni sol'

“Sosyal demokrasinin solundaki sol neden kitleselleşemedi” sorusunun en açık ve net cevabını İran’da buluyoruz.

Bakın İranî sol neler yaptı: 1979’da Humeyni’yi destekledi, birkaç yıl legal parti olarak yaşadı, sonra kapatıldı, militanların çoğu asıldı ve hapsedildi...1985 sonrası özeleştiri yaptı, eski liderliği reddetti ve her fırsatta İslamcı rejime destek vermenin ne vahim bir hata olduğunu tekrarladı…Ama takvimler 2025 sonunu gösterdiğinde yine Molla rejimini, bu kez Hamaney’i destekledi. Solun ana ilkesi insanların özgürleşmesi iken tam tersi yolda yürüdü. “Mükafat” olarak da baskı ve işkence gördü. Yani hem sol ilkelere hem de akla aykırı hareket etti. Kısacası intihar etti.

İran’daki ve diğer ülkelerdeki “İranî” solcuların yine özeleştiri yapacakları muhakkak ama ilk fırsatta yine iktidarda hangi İslamcı varsa ona destek verecekleri de kesin. Bu tür nerden baksan tutarsız, nerden baksanız şair Hayaloğlu’nun ifadesiyle “ahmakça” olan bu solu kim ne yapsın?

FEODALİZME VE EMPERYALİZME YASLANMA HATALARININ NEDENİ

Ama eleştirmek, kınamak yetmez nedenini sormak gerekir. Neden solun bir kesimi mollalara, teokratik oligarşiye, yani feodaliteye, gericiliğe destek veriyor.

Soruyu ters bir perspektiften sormak da mümkün: Neden artık emperyalist devletler bile bu iddiada bulunmuyorlar iken kimi sol liberaller emperyalizmin askeri müdahaleler yoluyla “demokrasi götüreceğini” savunur. Demokrasi, yani halk yönetimi eninde sonunda bir şekilde doğal olarak ulusal çıkarları savunacağından emperyalist ülkeler bunu hâliyle hiç istemezler. O halde neden solun bir kısmı hâlâ bu ümitlere sarılır.

Aslında yerli gericilerin ya da egemenlerin peşine takılmak da emperyalizmle iş birliği yapmak da aynı hastalığın iki değişik semptomudur. Sözde emperyalizm karşıtı yerli statükonun yanındaki sol da sözde yerli devletin muhalifi ve emperyalist yandaşı sol da aynı çevreler tarafından manipüle edilirler. İki fraksiyonun gerekçeleri birbirini tamamlar, bir kesim “emperyalizm var o nedenle gerici de olsalar İslamcılarla birlikteyiz” der, diğer kesim “faşizme karşı emperyalizme muhtacız” diye konuşur. Oysa gericilik ve emperyalizm zaten birbirlerine görünür-görünmez bağlarla bağlıdır.

İşte bu noktada ortaklık apaçık bellidir: Solun iki kesimi de iktidara gelme, ülkeyi yönetme, sosyal ve ekonomik sistemi değiştirme amacını çoktan unutmuştur. Ya birilerine yedek güç olarak yamanma peşindedir ya da dünya olaylarını seyirci olarak izleyip alınması gereken “ahlaki tavır ne olmalı” konusunu tartışmaktadır. Karl Marx Londra’da mezarında ters dönüyor. Sol, felsefeyi dünyayı değiştirerek yapardı, ahlaki tavır tartışmasını öne alacak kadar düştüğü de hiç görülmemişti.

GÜNCEL POLİTİKA ANALİZİ DEĞİL, SINIFSAL ANALİZ

Dünya sistemi emperyalizm ve yerli işbirlikçileriyle bir bütündür. Feodal, gerici güçler doğaları gereği emperyalizmle iş birliği yaparlar. İran’daki rejim kendi gericiliğini de küresel kapitalizmle bağlarını da reddetmiyor. Bugün bu sınıfın emperyalizmle bazı “geçici çelişkileri” olması onun bağımsız ve demokratik bir İran’la zerre kadar ilgisi olduğu anlamına gelmez. İlk fırsatta ülkedeki diğer güçleri harcayarak ülkenin varlığını dahi pazarlık konusu yapar.

Tudeh ve benzeri İranî güçler İran’da gerçekten bir sosyal devrim ve değişim istiyorlarsa Mollalar ve emperyalistler arasındaki çelişkilerden sol bir amaçla, yani Mollaları devirmek için yararlanırlardı. Sosyalist analiz ve strateji gündelik siyaset sonucu değil sınıfsal olmalıdır.

Elbette emperyalizme karşı yerli güçlerle mesela burjuvaziyle ittifak yapılabilir. Ama onların da yerli olanlarıyla. Kompradorlarla değil. İran mollaları ise hem feodal hem de komprador niteliktedirler. Batı firmalarıyla yakın ilişkideler, servetleri orada, çoğunun çocukları yakınları oralarda.

Peki radikal solun bazı kesimleri bu basit gerçekleri nasıl göremiyor ve neden bu halde? Bunu anlamak için 60’lı yıllara gitmek ve ABD solundaki gelişmeleri bilmek gerekir. Çünkü İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’de pişirilen bir sol akım 1960’lardan itibaren önce bu........

© OdaTV