'Mu kıta değil...': Atatürk'ün gizli notları

“Kayıp Mu Kıtası” efsanesi nedir, ne değildir? Atatürk bu efsaneye inanmış, onu ciddiye almış mıydı? Türk Tarih Tezi ve Güneş-Dil Kuramıyla ilgisi nedir? “Kayıp Ülke Atlantis” efsanesi bununla bağlantılı mıdır? Nuh Tufanı söylencesi bunu mu anlatmakta? Atatürk’ün el yazması notları ve işaretleriyle, gerçek belgelerle konuyu tartışalım.

Mu kıtası veya kısaca Mu, ilk olarak 19. yüzyılda yaşamış yazar ve gezgin Augustus Le Plongeon tarafından Büyük Okyanus'ta yer aldığı ve 14 bin yıl önce batarak yok olduğu ileri sürülmüş bir “kayıp kıta”. Albay James Churchward ilkini 1926’da yayımladığı bir dizi eseriyle konuyu dünyada popülerleştirdi.

Churchward’a göre, Pasifik Okyanusu’nda dev bir kıta vardı. İnsan uygarlığının gerçek beşiğiydi. Çok ileri bir medeniyete ulaşılmıştı. Büyük bir felaket sonucu 12 bin yıl kadar önce battı. Maya, Mısır, Hindistan, Uygur gibi uygarlıklar Mu’dan türemişti.

Atatürk, Churchward’ın eserlerine büyük ilgi duydu ve onları Türkçeye çevirtti (4 kitap). Sonra da satır satır okudu, bazı cümlelerin altını, bazılarının yanını çizdi, işaretler, harfler koydu, kenarlara notlar yazdı. Bunlar elimizdedir. O belgelerden çıkardığım sonuçlar şunlardır.

1- Atatürk Güneş-Dil Kuramını oluştururken başka bazı eserlerin yanında bu kitaplardan da büyük ölçüde esinlenmiş. Güneş-Dil’i oluştururken yalnızca Hermann Feodor Kvergić ve onun aslı kayıp olan kısa bir çalışmasından bahsedilir. Oysa anlaşılan o ki, bu kısa notlarda ne Türkçe merkeze konuyor ne de bütünlüklü bir tarih tezinin parçası olarak Türkçeden bahsediliyor. Sentezi Atatürk yapmıştır.

Kvergic’in çalışması, Churchward’ın kitapları… Ve Ata’nın tezlerinde asıl bilimsel temeli oluşturan Leonard Wooley, A.V. Edlinger, F. Hommel, F. Lenormant, Carra de Waux, Leon Cahun ve başkalarının eserleri. Agop Dilaçar bu gerçek bilimsel eserleri bir yazısında sıralar. Churchward ve eserinden de söz eder, aynen şöyle söz eder:

“1937’de Atatürk bir fikir edinmek üzere bu 5 cildi 8 gün içinde Türkçeye çevirtmiş, fakat eseri okuduktan sonra bu konuyla fazla ilgilenmemiştir.” Atatürk ve Türk Dili, TDK Yayınları, s. 41-52

Ancak Agop Dilaçar bu cümlelerin üstünde Atatürk’ün Churchward’ın eserlerinden, çok öncesinden haberdar olduğunu da söylüyor. (Büyük olasılıkla bu kitaplar hakkında yazılan Fransızca makaleleri okumuştu.) Nitekim Dilaçar’a göre Churchward’ın etkisiyle Atatürk 1935........

© OdaTV