menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yerli femme fatale* Cahide Sonku

12 0
03.05.2026

1919 yılında hayata gözlerini açan ve gerçek adı Serap Cahide olan bu sarışın kız çocuğu, Yemen çöllerinden İstanbul'a uzanan zorlu bir çocukluk geçirdi. Babası Yüzbaşı Necati'nin İngilizlere esir düşmesiyle başlayan babasızlık hissi, dedesi Çorapsız İbrahim Paşa'nın otuz iki odalı büyük konağının bir yangında kül olması, aileyi derin bir yoksulluğun içine sürükleyerek iki odalı bir müştemilata sığınmak zorunda bırakmıştı.

Cahide'nin içindeki cevheri ilk keşfeden, ilkokul öğretmeni Yaşar Hanım oldu: onu bir okul müsameresinde "melek" rolüyle sahneye çıkardı. İçindeki sahne tutkusunu keşfeden Cahide aile dostları Nuri Cemal'in yönlendirmesiyle Darülbedayi'nin, yani Şehir Tiyatroları'nın sınavlarına katıldı. Siyah okul önlüğüyle yönetmen Muhsin Ertuğrul'un dikkatini fazlasıyla çekerek doksan amatör genç kız arasından seçildi ve sahneye ilk adımını attı.

Mesleğine ve ustasına büyük bir saygı duyan Cahide, yıllar sonra Muhsin Ertuğrul'un eşi vefat edip kendisine evlenme teklif ettiğinde reddedecek kadar profesyonel bir duruş sergileyecekti.

İLK TOKATI ATIF KAPTAN İÇİN YEDİ

Cahide Sonku, ilk film izlediği günü ve annesinden nasıl azar işittiğini, yıllar sonra Agah Özgüç’e şöyle anlatıyor:

"Cumhuriyet Orta Mektebinde (Sultan Selim) talebeydim... O günlerde Şehzadebaşı'ndaki Milli sinemaya gitmiştim. Hatırladığıma göre galiba 2,30 matinesiydi. Bir Millet Uyanıyor adlı filmi seyrediyordum. Filmi çok beğenmiş, etkisi altında kalmıştım. Hiç unutmam, bir günde üç defa seyrettim. O zamanlar sinema koltuklarında numara yoktu. Yani numarasızdı koltuklar. Ve beni yerimden kimse kaldıramıyordu. O güne kadar annemden fiske değil, tokat bile yememiştim. Filmde Atıf Kaptan'ı çok beğenmiştim. Sinemadan çıktığımda hava kararmıştı.

…Eve gelince annem kulağımı çekti "Kızım saat kaçta evden çıktın, saat kaçta geliyorsun?" dedi. Ben anneme 'Anne' diye hitap etmezdim. 'Valide Hanım' derdim ve ilk defa annemden tokat yedim. Annem Hayriye Hanım çok güzel yemek yapar, çok güzel ud çalardı. Tokadı yedikten sonra anneme doğruyu söyledim. Ve filmi bir kez daha seyretmek istediğimi itiraf edince bana inandı. "Bir daha evimizi kirletmek, yalan söylemek yok" dedi. "Bundan sonra serbestsin, sana inandım"...

Cahide Sonku'nun sinema kariyerine adım attığı ilk fılm ise senaryosunu Nâzım Hikmet'in kaleme aldığı ve Muhsin Ertuğrul'un yönetmenliğini üstlendiği 1933 yapımı Söz Bir Allah Bir oldu. İlk çekimleri Büyükada'daki Splendid Otel'de gerçekleştirilen bu filmde Sonku, çapkın avukat Şadan ile onun arkadaşı Recep arasında kalan güzel, işveli ve nazlı "Leyla" karakterini canlandırdı. Ancak onun anılarındaki ilk rolü bir dublörlüktü;

"Cici Berber'de Zozo Dalmas'ın bir nevi dublörlüğünü yaparak sinemaya girdim. Figüranlık ayıp mu? O filmin bir sahnesinde Dalmas'ın yerine bale yapmıştım. Ben sinemaya konservatuarın bale kısmından geldim..."

Aysel Bataklı Damın Kızı, Şehvet Kurbanı, Akasya Palas, Senede Bir Gün, Çalıkuşu gibi onlarca filmde rol aldı, çok sayıda yıldızla kamera karşısına geçti. Onlardan biri Türkan Şoray'dı ama Şoray kariyerinin zirvesindeyken, Buğulu Gözler filminin çekimleri sırasında Atilla Dorsay'a verdiği röportajda onun hiçbir filmini görmediğini söyleyecekti. Oysa bu sözlerden yalnızca dört yıl önce Nejat Saydam'ın Orhan Kemal'in eserinden........

© OdaTV