Sarı koridorlar neden rahatsız etti
Hollywood korku sinemasında yeni bir kuşakla tanışıyor.
Bir ay içinde vizyona giren iki film ve gencecik iki yönetmen sinefillerin radarında: 20 yaşındaki Kane Parsons'ın yönettiği Backrooms ve 26 yaşındaki Curry Barker'ın imzasını taşıyan Obsession, hem gişe başarıları hem de arkalarındaki hikayelerle dikkat çekiyor.
Her iki yönetmen de internet çağının çocukları. Parsons, milyonlarca kişinin izlediği YouTube videolarıyla adını duyurdu. Barker ise kısa korku filmleri ve sosyal medya içerikleriyle kendi kitlesini oluşturdu. Hollywood'un geleneksel stüdyo sisteminin dışından gelen iki isimden bahsediyoruz.
Dikkat çekici olan sadece yaşları değil.
Onların anlattığı korkular da farklı.
Korku sineması uzun yıllar boyunca vampirler, seri katiller, şeytanlar ve doğaüstü varlıkları işledi. Soğuk Savaş yıllarında nükleer felaketler ve uzaylı istilaları öne çıktı. Daha sonra travmalar, aile içi çatışmalar ve psikolojik kırılmalar korku türünün merkezine yerleşti.
Backrooms ve Obsession ise başka bir dönemin ürünleri gibi duruyor.
Bu örneklerde korku dış bir etken değil: İnsanların içinde yaşadığı sistemlerden, yalnızlıktan, sıkışmışlıktan ve gerçeklik algısının bozulmasından doğuyor. Birinde sonsuza uzanan koridorlar ve çıkışı olmayan mekanlar var. Diğerinde ise saplantılar, takıntılar ve giderek kontrol edilemez hale gelen ilişkiler.
İnternet çağında büyüyen kuşak artık kendi korkularını sinemaya taşıyor.
Bu nedenle Backrooms'u yalnızca bir korku filmi olarak görmek eksik kalıyor. Film aynı zamanda son yılların en ilginç kültürel fenomenlerinden birinin sinemaya uyarlanmış hali.
Peki neydi bu fenomen?
Her şey 12 Mayıs 2019 tarihinde 4chan adlı forum sitesinin korku bölümünde paylaşılan sıradan görünen bir fotoğrafla başladı...
Sarıya dönmüş duvar kağıtlarıyla kaplı boş odalar, nemli hissi veren eski halılar, tavanda ofislerde görmeye alışık olduğumuz floresan lambalar... İlk bakışta bir devlet dairesinin kullanılmayan koridorunu, eski bir........
