menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cezalandırma tiyatrosu

60 0
09.08.2026

Ryan Murphy, gerçek suç antolojisi Monsterın yeni sezonunda Lizzie Borden dosyasını açmaya hazırlanıyor. “Kadın merkezli, feminist, lezbiyen, kirli ve özür dilemeyen” sözleriyle tanıtılan dizi, 1892’de babası ile üvey annesini öldürmekle suçlanan ve beraat eden Borden’ı bu kez yasak aşk ve kadın isyanı üzerinden anlatacak.

Şilili yazar ve hukukçu Alia Trabucco Zeran’ın 'Katil Kadınlar' kitabı, bu ‘feminist’ yeniden yazımların kadın failleri yeniden hapsettiği eski kalıplardan bütünüyle kurtulamadığını gösteriyor.

Zeran, 20’nci yüzyıl Şili’sinde cinayet işleyen Corina Rojas, Rosa Faundez, Maria Carolina Geel ve Maria Teresa Alfaro’nun dosyalarını mahkeme kayıtları, gazete haberleri, fotoğraflar, romanlar ve dönemin siyasi koşulları üzerinden yeniden inceliyor.

KADININ SUÇU İKİ MİSLİ

Zeran’a göre katil bir kadın, iki ayrı düzene karşı gelmiş sayılıyor. Önce ceza kanununu, ardından kadın olmayı düzenleyen kültürel kanunları ihlal ediyor.

Bu ikinci kanun yazılı değil: Kadından pasif, fedakar, şefkatli, itaatkar ve zararsız olmasını bekliyor. Öfkelenen, arzulayan, başkaldıran ve şiddet uygulayan kadın hem suçlu kabul ediliyor hem de toplumun kadın tanımına karşı tehdit haline getiriliyor.

Bu nedenle kadınların işlediği cinayetler çoğu zaman birkaç hazır gerekçeden biriyle açıklanıyor: Ya kıskançlıktan gözünü kaybetmiş bir aşık, ya aklını yitirmiş bir hasta, ya bir erkeğin etkisinde kalmış iradesiz bir kurban ya da cinsel sapkınlığı nedeniyle sınırı aşmış ‘kötü kadın’ olarak gösteriliyor. Zeran’ın ifadesiyle bu kadınlar gerçek kişiliklerinden çıkarılıp Medea yahut Medusa gibi tarihsel ve mitolojik karakterlerin arasına sıkıştırılıyor. Gerçek kadın ortadan kaybolurken onun yerine tanıdık bir canavar bırakılıyor.

KADIN YAZARDAN RAHATSIZ EDEN SORU

Katil Kadınların çıkış noktasında rahatsız edici bir soru var: Kadınların sistematik biçimde şiddete uğradığı bir dünyada, şiddet uygulayan kadınları anlatmak feminizm açısından yanlış mıdır?

Zeran bu soruya, ‘kötü kadınları’ feminist tarihin dışına atmanın kadınlık hakkında başka bir kurgu yarattığını göstererek karşılık veriyor ve bu nedenle kahraman olmayan kadınları, suçluları ve hapse girenleri de geri kazanmayı öneriyor. Ancak bu geri kazanım, işledikleri cinayetleri haklı çıkarmak anlamına gelmiyor.

Kitabın önemli tespitlerinden biri de kadın katillerin feminizmin güç kazandığı dönemlerde görünür hale gelmesi. Corina Rojas vakası Şili’de ilk feminist dalganın yükseldiği yıllarda yaşandı. Rosa Faúndez’in cinayeti, kadınların çalışma hayatına girmesinin sonuçlarını tartışmak için kullanıldı. Yazar María Carolina Geel’in 1955’te işlediği suç, kadınlar oy hakkını........

© OdaTV