Bir fotoğraf her şeyi değiştirdi: Babalar gününde bir baba hikayesi
Harlan Coben'in Netflix ile yaptığı 14 kitaplık anlaşma kapsamında ekrana taşınan 13. romanı I Will Find You (Seni Bulacağım), 16 Haziran'da izleyiciyle buluştu.
Robert Hull ve Bryan Wynbrandt tarafından yaratılan sekiz bölümlük mini dizinin başrollerini Avatar’dan tanıdığımız Sam Worthington ile son yılların en çok konuşulan yapımlarından Severance'ın yıldızı Britt Lower paylaşıyor. Kadroda ayrıca This Is Us ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Milo Ventimiglia ile Logan Browning ve Erin Richards da yer alıyor.
Netflix'in her yıl birden fazla Harlan Coben uyarlamasına yer verdiği düşünülürse, I Will Find You yalnızca yeni bir polisiye değil; platformun yazarla kurduğu uzun soluklu ilişkinin sona yaklaşan halkalarından biri. Ancak bu sefer hikayesini, tam da babalar gününe denk gelen bir tema üzerinden akıtıyor; üç yaşındaki oğlu Matthew’u beyzbol sopasıyla öldürmek suçundan 5 yıldır hapiste olan David Burroughs’un gözünden anlatıyor.
David yıllardır tek kişilik bir hücrede, vicdanıyla baş başa yaşayan bir baba. Mahkemenin, basının ve toplumun önünde hüküm giymiş ama kesinlikle suçunu kabul etmiyor. Eski karısının bile sırtını dönmüş olması, onu bambaşka bir yalnızlığa sürüklemiş. Hapse girdiği günden beri ziyaretçi kabul etmemesinin nedeni de bu. Günlerini suçsuzluğunu ispat etmeye çalışarak değil, oğlunu ölümden koruyamadığı için kendini vicdanına dövdürerek geçiriyor. Çünkü onu ayakta tutan tek şey var, o da acısının sürekli taze kalması.
Ta ki bir gün eski baldızı Rachel hapishaneye beklenmedik bir fotoğraf getirene kadar… Ve fotoğraftaki çocuk, yıllar önce öldüğü kabul edilen oğluna ürkütücü derecede benziyor.
DAVID GERÇEKTEN HAKLI OLABİLİR Mİ
David gerçekten haklı olabilir mi? Harlan Coben evrenine aşina olanlar için bu başlangıç oldukça tanıdık gelecektir. Çünkü yazarın eserlerinde gerçek, hiçbir zaman göründüğü şey değildir. Bir fotoğraf, bir telefon ya da unutulduğu sanılan bir ayrıntı koca hikayeyi ters yüz etmeye yeter.Nitekim burada da öyle oluyor.
Bir hapishane hikayesi olarak başlayan anlatı, daha birinci bölümü........
