We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeterince su içmemek neye yol açar

4 0 1
09.05.2021

Bir “Savcı” öyle harekete geçti ki…

Vatandaş geçim derdindeyken elektrik şirketleri pandemi dinlemiyor

Turizm cennetini böyle işgal ettiler

Cübbeli amiralin Fetullah mesajı

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz: Tipik bir "Mavi Vatan" uygulaması

Berat Albayrak ilk kez görüntülendi

Meğer Bahçeli de arkadan bağlamış

Turan'a karşı Soylu

AKP'li belediye vatandaşları ve esnafı icraya verdi

Fatiha yazamazsınız

Ann L. Winblad kimdir

BİM’den “25’inci yıl dolandırıcılığı” açıklaması

Boşandılar

Yeterince su içmemek neye yol açar

Dr. Hüseyin Nazlıkul yazdı...

09.05.2021 09:00

Maya mantarı (kandida albicans) ağızdan başlayan sindirim sisteminde yaşayan çok sayıdaki mikroorganizmadan biridir. Mantarlar, eksojenik (dış) ve endojenik (dahili, iç) olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları iken endojenik mantarlar iki grupta incelenir: küf mantarı (aspergillus) ve maya mantarı (Kandida albicans).

Kandida cinsine ait yaklaşık 200 tür olmasına karşın, mantar enfeksiyonlarının u’inden Kandida albicans sorumludur. Sağlıklı yetişkinlerin @’ının ağız florasında, sağlıklı kadınların -25’inin vajen florasında varlığı bilinmektedir. Flora üyesi olmakla beraber, oral ve vajinal fırsatçı enfeksiyonların da temel etkenidir.

Sağlıklı bir organizmada bulunan tüm canlı organizmaların yarattığı dengeli ortama flora denilir. İnsan sağlığı için en önemli flora bağırsak florasıdır. Ortomoleküler biyolog Jeffrey Bland bağırsaklarda 400’den fazla bakterinin yaşadığını belirtmektedir. Bu bakterilerin toplam ağırlığı 1-1,5 kg ile karaciğer ağırlığına yakındır. Dengeli bir bağırsak florasında Bifidus ve Asidofilus bakterileri yan yana ve hassas bir denge içinde bulunur. Bağırsak florasının önemli bir diğer mikroorganizması ise güçlü bir patojen bakteri olan Escherichia coli (E.coli) isimli bakteridir; en az bulunması istenen ama flora dengesi için de olmazsa olmaz bir bakteridir.

Bağırsak florası, normal doğum sırasında bebeğin annenin vajen florasını yutması ile oluşmaya başlar. Araştırmacılar yeni doğan bir bebeğin bakterilerinin -90’ının Bifidus bakterileri olduğunu ve bebeklikten yetişkinliğe doğru yaşam yolculuğu sırasında dost bakterilerin sayısının azaldığını göstermişlerdir. Doğumla başlayan ve zamanla olgunlaşan floranın dengesi tüm yaşamsal faktörlerden etkilenir. Beslenme, su, ilaçlar, stres, ameliyatlar ve bağışıklık sistemi bunlardandır.

Vücudun bağışıklık sistemi ve patojen olmayan bağırsak flora bakterileri, normal şartlarda tüm patojen bakterilerin çoğalmasını engeller ve kandidayı kontrol altında tutar. Bağırsak florasının bu güçlü ve hassas dengesi herhangi bir nedenle bozulursa fırsatçı bir koloni olan kandida albicans sayıca artmaya başlar ve kandidiyazis denilen bağırsak maya mantarı enfestasyonu ortaya çıkar. Ancak küf mantarı olmadan maya mantarı yaşayamaz ve bu iki grubun çoğalması ancak bağırsak florasının tahribatı ile oluşur.

MAYA MANTARININ ÖNEMİ

Kandidiyazis tablosunda normalde tek hücreli olan kandida albicans kontrolden çıkarak çok hücreli, ipliksi ve istilacı şekle dönüşür. Kandidanın bağırsak duvarına tutunmasıyla oluşan immünolojik hasar, bağırsak mukozasının geçirgenliğini bozar. Bağırsak bariyerinin bozulması, besin duyarlılığı ve besin alerjisi gibi pek çok tablonun oluşmasına yol açar.

Kandida albicansın sebep olduğu hastalıklar en sık karşılaştığımız klinik durumlardandır. Bu türün yaklaşık 80’den fazla antijeni tanımlıdır ki bu özellik bu türün yüksek üreme potansiyeli taşıdığını gösterir. Kandidalara karşı korunmanın en önlemi yolu dengeli bir flora ve dengeli bir bağışıklık sistemidir.

Tanı: Tamamlayıcı tıp bakış açısında her hastanın değerlendirmesinde olduğu gibi candidiyazis tanısı için de anamnez yani hastanın hikayesini dinlemek çok önemlidir. Ancak doğru tanı için gaita analizi, daha fonksiyonel olan Reviquant, Vegatest yöntemleri ve kineziyolojik manuel kas testi de kullanılır.

MAYA MANTARININ NEDENLERİ

1-Bozulan bağırsak florası (Disbiyozis)

2-İlaç, özellikle antibiyotik kullanımı; antibiyotik kullanımı ile bağırsak florasında patojen olan bakterilerle birlikte patojen olmayan flora bakterileri de öldüğü için flora dengesinin bozulması ve kandida sayısının artışı görülür. Steroidler, ağrı kesiciler, hormonlar, sitotoksik ilaçlar ve kemoterapötikler de bağırsak florasının bozulmasının ve kandidiyazisin en sık nedenlerindendir.

3-Bağışıklık sisteminin zayıflaması; nörolojik hastalıklar, immünolojik hastalıklar

4-Sindirim salgılarının primer veya sekonder azlığı, özellikle pankreas disfonksiyonu ile gelişen enzim üretimindeki dengesizlikler

5- Karaciğer fonksiyon bozuklukları

6-Aşırı stres ve gerginlik

7-Sağlıksız beslenme; beslenme yanlışlıkları, özellikle hazır besinler, katkı maddeleri, dengesiz beslenme, tek yönlü beslenme, rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenme

8-Rafine şeker, alkol ve tatlı tüketiminin fazlalığı. Kandidanın temel besini rafine karbonhidrat olduğu için en önemli etkenlerin başında gelir.

9-Ağız ve diş sağlığının bozuk olması, ağız sağlığı için gerekli olan hijyen önlemlerinin alınmaması

10-Yeterince su içmemek

11-Kalitesiz uyku, uyku bozukluğu

12-Hormonal disfonksiyon

13-Yoğun elektrosmoga maruz kalmak

14-Besinlere karşı hassasiyet, besin alerjisi

15-Stres

16-Bedensel aktivite eksikliği

17-Adipositaz (kilo fazlalığı)

18-Diyabet hastalığı

19- Bozucu alanlar

Nöralterapi ve Hüseyin Nazlıkul’un diğer tedavi yöntemlerine ulaşmak için tıklayınız

Hüseyin Nazlıkul

Odatv.com

Tweet


Yazarın Diğer Yazıları

Diğer Yazarlar

Bu habere tepkiniz:

Dr. Hüseyin Nazlıkul, M.D. PhD. - Tüm........

© OdaTV


Get it on Google Play