Biz bu yazı dizisinde LGBT’ ye, İslam dini açısından bir değerlendirme yapmak istiyoruz.

Ancak öncelikle LGBT ile ilgili kavramları ve mevcut kabulleri zikretmek, konun daha iyi anlaşılacağı kanaatindeyiz.

Çok geniş ve çetrefilli bir konu olan LGBT’yi anlaşılır bir şekilde özet olarak vermek istiyoruz.

Kavramlar

LGBT kısaltması; Lezbiyen, gay, biseksüel ve trans (travesti ve transseksüel) kavramlarının baş harflerinden oluşmaktadır. Biz LGBT kavramlarının tamamını, Eşcinsellik terimi ile ifade etmek istiyoruz.

Lezbiyen; Kadınlarda eşcinsel yönelim.

Gay; Erkeklerde eşcinsel yönelim.

Biseksüel; Hem erkeklere hem de kadınlara veya birden fazla cinsiyete yönelik cinsel yönelim.

Transseksüel; Kişinin, kendisini atanmış cinsiyetine ait hissetmeyerek farklı bir cinsiyet kimliğini benimsemesi durumudur.

Eşcinsel; Kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekimleri yaşamaya yönlendiren kişisel cinsel yönelim.

Heteroseksüel (heterosexual): Duygusal ve/veya cinsel açıdan karşı cinse yönelen/ ilgi duyan kadın veya erkeği ifade eder.

Dünyada Mevcud LGBT Kabüllerİ

İnsanların üreme ve çoğalmasına vesile olan karşıt cinsle evlilik, cinsel hayat için tanımlanan en doğal yoldur. Bugün ise sıkça duymaya başladığımız kişinin kendi cinsiyeti ile cinsel davranışlar içinde bulunma isteğini ifadelendiren eşcinselliğin, diğer ilişki gibi normal davranış şekli olarak kabul edilmeye başlandığı görülmektedir.

Bunun doğrultusunda aynı cinsiyetle evlilik Arjantin, Hollanda, Belçika, Kanada, İspanya, Güney Afrika, Norveç, İsveç, İzlanda, Portekiz, Danimarka, Fransa, Brezilya, İngiltere gibi birçok ülkede yasal zemin bulmuştur.

Buna karşılık Nijerya, Pakistan, Sudan, Somali, Suudi Arabistan, İran, Hindistan, Kenya, Libya, Cezayir, Tanzanya, Türkiye, Malezya gibi birçok ülkede ise yasa dışı kabul edilmektedir.

Ancak 1992 tarihinden itibaren uluslararası metinlerde, Eşcinselliğin insan hakkı olarak kabul edilmesi, sonucu; İnsan haklarına saygı bağlamında eşcinselliğin yasal zemine oturtulması için devletlere baskı kurulmaya başlanmıştır.

Cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği nedeni ile uygulanan cezai yaptırımları, BM kurulunun 18 Aralık 2008’de bir deklarasyon yayınlayarak kınaması da bunun bir göstergesidir.

Uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan bu hak karşısında farklı bir tavır sergilemek, insan hakkına müdahale olarak kabul edilmektedir.

Uganda, 2014 Mart ayında yürürlüğe koyduğu ceza kanunu ile eşcinselliği suç olarak tanımlayınca, ABD, İngiltere, Norveç ve Danimarka bu ülkeye yaptıkları yardımı askıya alacaklarını duyurmuşlardır.

Neden olarak da bu yasayla, Uganda’nın müdahil olduğu “Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesini”, “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesini”, “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini” ihlal ettiğini savunmuşlardır.

Uluslararası sözleşmeler de eşcinsellik; “eşitlik ve ayrımcılığa uğramama”, “kişi güvenliği”, “özel hayat”, “işkence, zalimane, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza ve muamelelere tabi tutulmama” hakları içine dâhil edilerek insan hakkı şeklinde tanımlanması, eşcinselliğe karşıtlığın insan haklarını ihlal olarak kabul edilmesini getirmiştir.

Eşcinselliğin insan hakları zeminine oturtulması, korunması gereken evrensel bir hak olarak tanınması anlamına gelmektedir.

Çünkü insan haklarının en önemli niteliklerinden birisi, evrensel yönüdür. Evrensellik ise, tüm insanlar için geçerli olan ön kabullere dayanır.

İnsan haklarına göre tüm insanlar için geçerli olan en temel insan hakkı, insanın doğarken seçemediği milliyetinden, renginden, cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğramamasıdır.

Kişinin cinsiyeti ile beraber, kendi cinsel kimliğine yönelik algısını da doğuştan getirdiği düşünülmektedir. Konun püf noktası buradadır.

Dünyada birçok ülkedeki mevcud kabullere göre; kişi cinsiyet yönelimini karşıt cinsiyete mi yoksa kendi cinsiyetine mi yapacağını sonradan seçemez. Bu duygu doğuştan gelir şeklinde temellendirilmektedir.

Cinsel yönelim, insanın doğasından kaynaklanan bir duygu olarak kabul edildiği için kişinin farklı cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğraması, kişilik haklarına saldırı ve insan haklarını ihlal olarak kabul edilmektedir.

Eşcinsellerin en önemli sloganı “eşcinselliği biz seçmedik”dir. Eşcinselliği insan hakkı olarak kabul edenlere göre, insanın karşıt cinse duyduğu ilgi doğuştan gelen doğal bir duygu ise, bazı kişilerin karşıt cinse değil de kendi cinsine yönelik duygusu da o derece doğaldır. Bu nedenle, bir eşcinselin değişmesini istemek, kişiliğini değiştirmesini istemek ile eş değer olduğu düşünülmektedir.

Bu yönü ile insan haklarını korumayı içeren sözleşmelerde farklı cinsiyet tercihleri, yaşam hakkı ve vücut bütünlüğünü koruma hakkı gibi dokunulmaz, ihlal edilemez bir hak haline dönüşmüştür.

Ancak uluslararası bu sözleşmelerde farklı din ve kültürlerin, insanın cinsel yönelimlerine ait değerlendirmelerinden kaynaklanan, eşcinselliğe yaklaşımının farklı olabileceği, cinsel yönelimlerin doğuştan değil sonradan kazanıldığı inancı, hatta ruhsal hastalıklar kategorisinde değerlendirildiği gerçeği göz ardı edilmiştir. Görmemezlikten gelinmiştir.

Dolayısı ile son zamanlarda Türkiye ve dünyada bir çok ülkede LGBT üzerinden yapılan tartışmaların sebebini ve kaynağını bu yok sayma anlayışı oluşturmaktadır.

(İkinci bölümde, LGBT’ye İslâmi bakış açısı ile devam edecektir)

QOSHE - LGBT(1) - Mehmet Gündoğdu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

LGBT(1)

10 1 4
09.11.2022

Biz bu yazı dizisinde LGBT’ ye, İslam dini açısından bir değerlendirme yapmak istiyoruz.

Ancak öncelikle LGBT ile ilgili kavramları ve mevcut kabulleri zikretmek, konun daha iyi anlaşılacağı kanaatindeyiz.

Çok geniş ve çetrefilli bir konu olan LGBT’yi anlaşılır bir şekilde özet olarak vermek istiyoruz.

Kavramlar

LGBT kısaltması; Lezbiyen, gay, biseksüel ve trans (travesti ve transseksüel) kavramlarının baş harflerinden oluşmaktadır. Biz LGBT kavramlarının tamamını, Eşcinsellik terimi ile ifade etmek istiyoruz.

Lezbiyen; Kadınlarda eşcinsel yönelim.

Gay; Erkeklerde eşcinsel yönelim.

Biseksüel; Hem erkeklere hem de kadınlara veya birden fazla cinsiyete yönelik cinsel yönelim.

Transseksüel; Kişinin, kendisini atanmış cinsiyetine ait hissetmeyerek farklı bir cinsiyet kimliğini benimsemesi durumudur.

Eşcinsel; Kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekimleri yaşamaya yönlendiren kişisel cinsel yönelim.

Heteroseksüel (heterosexual): Duygusal ve/veya cinsel açıdan karşı cinse yönelen/ ilgi duyan kadın veya erkeği ifade eder.

Dünyada Mevcud LGBT Kabüllerİ

İnsanların üreme ve çoğalmasına vesile olan karşıt cinsle evlilik, cinsel hayat için tanımlanan en doğal yoldur. Bugün ise sıkça duymaya başladığımız kişinin kendi cinsiyeti ile cinsel davranışlar içinde bulunma isteğini ifadelendiren eşcinselliğin, diğer ilişki gibi normal davranış şekli olarak kabul edilmeye başlandığı görülmektedir.

Bunun doğrultusunda aynı cinsiyetle evlilik Arjantin, Hollanda, Belçika, Kanada, İspanya, Güney Afrika, Norveç, İsveç, İzlanda, Portekiz, Danimarka, Fransa, Brezilya, İngiltere gibi birçok ülkede yasal zemin bulmuştur.

Buna karşılık Nijerya, Pakistan, Sudan, Somali, Suudi Arabistan, İran, Hindistan, Kenya, Libya, Cezayir,........

© Ocak Medya


Get it on Google Play