“H-v-n” kökünden gelen hıyanet sözcüğü, “bir şeyi saklayıp gizlemek, gadretmek” demektir.

Ragıb El-Isfahânî, “hıyânet” ve “nifak” sözcüklerini birlikte ele alarak şöyle bir açıklama yapmaktadır:

“Hıyânet ve nifak anlam olarak birdir. Yalnız, Hıyânet/hainlik sözleşme ve emanet baz alınarak söylenirken; Nifak ise, din esas alınarak söylenir.

“Hıyânet” sözcüğünün karşıt/zıt anlamlısı “emânet” sözcüğüdür.

“Hıyânet” sözcüğünün terim anlamı şöyledir:

“Kendisine duyulan güveni kötüye kullanma veya verdiği sözleri yalanlayarak hilekârlıkta bulunmaktır”.

Emanet ise; “Korunmak üzere güvenli olduğu düşünülen bir yere bırakılan nesne” demektir.

Hıyanet eden kimseye hâin denir.

Kur’an’da hıyanete; on sekiz ayette dikkat çekilmektedir.

Kur’an’da geçen bu ayetler incelendiğinde ihanetin konuları ve hainlerin kimler olduğu hakkında bilgi verilmektedir.

Kur’an’da Ele Alınan İhanetler

1. Allah’a ve Elçilerine İhanet

“Ey iman etmiş kimseler! Allah’a ve Elçi’ye ihânet etmeyin (lâ-tehûnû). Bile bile kendi emanetlerinize de ihânet etmeyin (tehûnû). Şüphesiz mallarınızın ve evlatlarınızın, kesinlikle imtihan aracı; sizi dinden çıkaracak birer varlık olduğunu ve kesinlikle de Allah katında çok büyük ecir olduğunu bilin.”(Enfâl/27-28)

2. Son Allah Elçisi Muhammed’e İhanet

“Ve eğer sana hıyanet etmek isterlerse (hıyâneteke) iyi bilsinler ki bundan önce onlar, Allah’a hâinlik ettiler (hânû) de Allah, müminlere onlardan fazla imkân verdi. Ve Allah, çok iyi bilendir, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen /sağlam yapandır.” (Enfâl/71)

Bedir Savaşı’nda müşriklerin İslam’a, Müslümanlara karşı savaşmaları Allah’a ihanet olarak görülmektedir. Onların bu ihanetine karşı Yüce Allah, müminlere yardım ederek, onların üstünlüklerini sağladı.

“Eğer bir toplumdan; hâinlik yapmasından korkarsan, aynı şekilde antlaşmayı bozduğunu kendilerine bildir. Şüphesiz Allah, hâin kimseleri (el-hâinîne) sevmez.” (Enfâl/58)

Enfâl/57-58-59. ayetlerde Allah Elçisi Muhammed’e, ihânet edenlere ibret-i âlem için yapılması gereken işlemler öğretilmektedir.

3. Tarih Boyunca Allah’la İnsanları Aldatmak İsteyenler Allah’ın Kitaplarını Tahrifle Allah’a, Elçilerine ve Kitaplara Hainlik Etmişlerdir.

“Ve ant olsun ki Allah, İsrâîloğulları’nın sağlam sözünü almıştı. Ve Biz, kendilerinden on iki müfettiş/başkan göndermiştik. Ve Allah demişti ki: “Ben, kesinlikle sizinle beraberim. Salâtı ikame eder (malî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturur, ayakta tutar), zekât’ı; Allah’ın dininin yayılması, ayakta tutulması, salâtın ikame edilebilmesi için müminlerin iman borcu; kulluk görevi olarak içtenlikle verdiği vergiyi verir, elçilerime iman eder, onları destekler ve Allah’a güzelce ödünç verirseniz, ant olsun ki sizden kötülüklerinizi örteceğim ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere girdireceğim. İşte sizden her kim de, bundan sonra küfrederse; Allah’ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddederse, artık kesinlikle yolun doğrusunu kaybetmiş olur.”(Mâide/12)

“Sonra da sözlerini bozmaları nedeniyle onları dışladık ve kalplerine katılık koyduk. Onlar kelimeyi /sözcüğü yerlerinden /öz anlamlarından değiştirirler. Öğütlendiklerinin önemli bir bölümünü de terk ettiler. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün (hâinetin). Yine de sen, onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik-güzellik üretenleri sever.”

“Biz, Nasarayız/Hıristiyanız” diyenlerden de sağlam sözlerini almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılan şeylerin çoğunu terk ediverdiler. Biz de onların arasına, kıyamete kadar sürecek kin ve düşmanlık yerleştirdik. Allah, yakında yapıp üretmiş olduklarını onlara haber verecektir.”

“Ey Kitap Ehli! Kesinlikle, Kitap’tan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açığa koyan, çoğundan da vazgeçen Bizim Elçimiz size geldi. Kesinlikle size, Allah’tan bir ışık ve apaçık bir Kitap geldi. Allah, o Kitap’la kendi rızasına uyanları selâmet yollarına kılavuzlar. Onları Kendi bilgisi ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola kılavuzlar.”(Mâide/13-16)

Mâide/12-13-16. ayetlerde, İsrâîloğulları örnek verilerek iman edenler uyarılmaktadırlar. Allah, ilâhî ilkelere uyacaklarına dair İsrâîloğulları’ndan söz almış olmasına rağmen onlar sözlerinde durmayıp ihanet etmişlerdir.

4. Eşine İdeolojik Veya Cinsel Sadakatsizlik Yapan Hainler

(a) Mısır’da Aziz’in Hanımının Eşine İhanet Teşebbüsü

“Hükümdar: “Yûsuf’un nefsinden murat almaya kalktığınız zaman durum ne idi?” dedi. Kadınlar: “Hâşâ, Allah için, biz onun aleyhinde hiçbir fenalık bilmedik” dediler. Aziz’in karısı da: “Şimdi hak ve hakikat olduğu gibi ortaya çıktı. Onun nefsinden ben murat almak istedim. O ise şeksiz şüphesiz doğrulardandır.”

–İşte bu, Yûsuf’un, ıssız bir yerde benim ona hainlik etmediğimi (ehunhü) ve kesinlikle Allah’ın hainlerin (el-hâinîne) hilesine kılavuz olmadığını bilmesi içindir.–”(Yûsuf/51-52)

(b) Allah’ın Elçileri Nuh ve Lut’un Eşlerinin İhaneti

“Allah, kâfirlere; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kulun aşağılık karıları idiler. Sonra onlara hainlik ettiler (hânetâ-hümâ). İkisinin kocası da, peygamber olmalarına rağmen Allah’tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. Ve, “Girenlerle birlikte siz ikiniz de ateşe girin!” denildi.” (Tahrim/10)

Özetlersek, Yüce Allah, Kur’an’da Allah’a Resülullah’a, genelde insanlara, özelde eşlere ihanet etmeyi, ihanet/hainlik sayılarak müminleri bu kötülükten sakındırmıştır.

Öteyandan bu emanetleri yerine getirenleri sever ve desteklemiş; bunun aksini yaparak ihanet ederek hainleşenleri de asla sevmediğini ifade etmiştir.

“Allah, inananları savunur, Allah hiçbir hain ve nankörü sevmez.” (Hac/38)

Kaynak; Sedat Şenermen, Kur’an’da İhanet ve Hainler

QOSHE - Kur’an’da İhanet ve Hainler - Mehmet Gündoğdu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kur’an’da İhanet ve Hainler

18 1 1
25.09.2022

“H-v-n” kökünden gelen hıyanet sözcüğü, “bir şeyi saklayıp gizlemek, gadretmek” demektir.

Ragıb El-Isfahânî, “hıyânet” ve “nifak” sözcüklerini birlikte ele alarak şöyle bir açıklama yapmaktadır:

“Hıyânet ve nifak anlam olarak birdir. Yalnız, Hıyânet/hainlik sözleşme ve emanet baz alınarak söylenirken; Nifak ise, din esas alınarak söylenir.

“Hıyânet” sözcüğünün karşıt/zıt anlamlısı “emânet” sözcüğüdür.

“Hıyânet” sözcüğünün terim anlamı şöyledir:

“Kendisine duyulan güveni kötüye kullanma veya verdiği sözleri yalanlayarak hilekârlıkta bulunmaktır”.

Emanet ise; “Korunmak üzere güvenli olduğu düşünülen bir yere bırakılan nesne” demektir.

Hıyanet eden kimseye hâin denir.

Kur’an’da hıyanete; on sekiz ayette dikkat çekilmektedir.

Kur’an’da geçen bu ayetler incelendiğinde ihanetin konuları ve hainlerin kimler olduğu hakkında bilgi verilmektedir.

Kur’an’da Ele Alınan İhanetler

1. Allah’a ve Elçilerine İhanet

“Ey iman etmiş kimseler! Allah’a ve Elçi’ye ihânet etmeyin (lâ-tehûnû). Bile bile kendi emanetlerinize de ihânet etmeyin (tehûnû). Şüphesiz mallarınızın ve evlatlarınızın, kesinlikle imtihan aracı; sizi dinden çıkaracak birer varlık olduğunu ve kesinlikle de Allah katında çok büyük ecir olduğunu bilin.”(Enfâl/27-28)

2. Son Allah Elçisi Muhammed’e İhanet

“Ve eğer sana hıyanet etmek isterlerse (hıyâneteke) iyi bilsinler ki bundan önce onlar, Allah’a hâinlik ettiler (hânû) de Allah, müminlere onlardan fazla imkân verdi. Ve Allah, çok iyi bilendir, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen /sağlam yapandır.” (Enfâl/71)

Bedir Savaşı’nda müşriklerin İslam’a, Müslümanlara karşı savaşmaları Allah’a ihanet olarak görülmektedir. Onların bu ihanetine karşı Yüce Allah, müminlere yardım ederek, onların üstünlüklerini sağladı.

“Eğer bir toplumdan; hâinlik yapmasından korkarsan, aynı şekilde antlaşmayı bozduğunu kendilerine bildir.........

© Ocak Medya


Get it on Google Play