We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

 Kur’an’da Üç Tövbekarın Öyküsü

7 1 1
11.05.2022

“(Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe,9/106)

“Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah’(ın azabın)dan yine O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hâllerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.” (Tevbe, 9/118)

Peygamberimiz gücü yeten bütün müslümanlara Tebük seferi için hazırlık yapmalarını bildirince, ashab hazırlıklarını tamamlayıp Peygamberimizle birlikte yola çıktılar.

Ancak ayette belirtilen üç sahabi yola çıkmadılar. Bunlar değişik hadislerden anlaşıldığı kadarıyla Ka’b b. Malik, Hilal b. Ümeyye ve Murare b. Rebi isimli sahabiler idi.

Bunların dışında da seksen küsur münafık da bu sefere katılmamıştı, fakat bunların katılmamaları önem arz etmiyordu.

Bu katılmayanlar Peygamberimize gelerek çeşitli mazeretler ileri sürdüler, özür dilediler, ardından ayrılıp gittiler. Peygamberimiz dediklerini kabul etti, bağlılıklarını onayladı, onlar için bağışlanma diledi. Niyetlerini de Allah’a bıraktı.

Ancak bu ayetlerin nüzulüne sebep olan bu üç kişi mazeret belirtmediler. Yalan konuşup Allah’ın Resûlünü ikna etmeye çalışmadılar. Çünkü onlar İslam’dan kuşku duymayan ve münafık olmayan, sadece tembellikten ve dinlenme arzusundan dolayı geride kalan müminlerdi.

Olayın kahramanlarından Ka’b b. Malik daha sonra olayı şöyle anlatır:

“Resûlullah (s.a.s), bir seferden dönünce mescide gelir, iki rekât namaz kılar........

© Ocak Medya


Get it on Google Play