We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yine Doktorlar Üzerine: Vazgeçmek İstemedikleri İçin Seslerini Yükseltiyorlar! 

1 1 1
02.07.2022

Her mesleğin insanı farklıdır. Yani her meslek için farklı insan karakterlerine ihtiyaç duyulur. Toplumlar da bir nevi kendilerine has ıslah yöntemleri ile çocukları küçük yaşlardan itibaren yönlendirmeye çalışır. Uslu çocuklar, yani aklını kullanmayı seven, duygularından önce çalışmaya ve disipline önem veren ve büyüklerinin sözünden pek dışarı çıkmayan, kural tanıyan çocuklar, zorlu mesleklere doğru yönlendirilirler. Örneğin hekimlik, uzun yıllar usanıp bıkmadan oturup okumayı, araştırmayı ve yeniliklere açık olmayı gerektirir. Geceli gündüzlü bitmek bilmez mesai kavramları ile hocalarının sıkı markajı altında (çoğu zaman “mobing”i diyelim) pes etmek nedir bilmeyen, kendi iç motivasyonları ile zorluklar karşısında ödün vermeyen gençlere ihtiyaç vardır, hekimlik mesleğinde. Hata yaparsan zarar görecek olanın bir insan olduğu, her zaman kalın kalem ile altı çizilir. En ufak bir yanlışının bile nasıl zararlı sonuçlar doğurabileceğini bilmenin getirdiği yükü taşıyacak/ taşımaya gönüllü olacak gençler aranır, bu meslekte. Bir insan hayatının en güzel yıllarını gözünü kırpmadan heba edebilecek, kendi özel isteklerini, zevklerini göz ardına itebilecek ve bunu yaparken uzun yıllar pişmanlık yaşamayacak insanları seçmeye çalışır, toplum. Öyle “Ben de yaparım, ne var ki senin yaptığında!” tarzı diklenmeler karşısında öfkelenen bir hekim onun için bulamazsınız. Güler geçer sadece… Dile kolay, 24 senelik bir dirsek çürütmenin sonunda ulaşılır en basit bir uzmanlığa… Peki, bunca ağır yükün altına gönüllü olarak girmeye hazırlanan bu gençlere ne vaat eder toplum?

Toplumlarda sessiz anlaşmalar vardır. Sağlığın önemini bilen akil insanlar da, yıllar sürecek bu nefessiz koşuyu yılmadan tamamlayacak gençlerin önünü açmaya çalışır. Önce, gerçekleştirilen görev bir hizmet görevi olduğu için, o kadroları dolduran bu donanımlı gençleri sosyal tabakanın üst sıralarına yerleştireceğini gösterir. Toplum içinde saygın bir statü verir yani. Küçük kentlerde bürokrasinin üst sıralarında olmasalar bile, halkın saygı ile karşıladığı, alış veriş merkezinden lokantasına, okulundan tiyatrosuna, gittiği yerlerde ayrı bir ilgi gösterilen bir noktaya taşır onu, toplum. Büyükşehirlerde nispeten gözden kaybolur gibi olsalar da, kendi hinterlantlarında yine adından söz ettirirler. Naif Anadolu kültürünün bir yansıması olan göz kararınca........

© Ocak Medya


Get it on Google Play