Hangi Yan ? |
Bir Yanda Mollalar Rejimi
Binlerce yıllık bir belleğin, Persepolis’in taşında güneşin, Şiraz’da bir gazelin, Zerdüşt’ün ateşinden Hâfız’ı Şirâzî’nin dizelerine uzanan bir uygarlığın ülkesi.
Taşın sabrı var. Dağın, çölün ufku var ne ki insanın sofrasında ekmek eksik, özgürlük yok. Toprağın altı petrol, üstü yas. Işığa âşık bir halkın üstüne çöken ağır bir gölge.
Gençlerin saçlarına değen rüzgâr bile denetlenirken, anneler çocuklarının adını fısıldarken bile dikkatli. Devlet, kendi evlatlarından korkan bir baba gibi sert, hoyrat ve kaygılı. Kendine yetebilecek zengin madenlerin üstünde kadim kültür, çağdaş bir korkuya hapsedilirken sokaklarda cop sesleri, sloganlar, sirenler.
Petrol kuyuları geceyi aydınlatacak kadar güçlü ne ki bir genç kadının saç teline yetmeyecek kadar da karanlık bir düzen. Bir uzun gece, İran İslam Cumhuriyeti…
Bir ad kazınıyor belleklere; Mahsa Amini. Bir gözaltı, bir “ahlak” dersi ve morg soğuğunda son bulan bir hayat. Ardından saçlarını kesip başörtülerini ateşe atarak “yaşam” sözcüğünü yeniden kurmaya çalışan kız kardeşleri… Cevabı kurşun, gözaltı ve idam sehpası. Yerlerde sürüklenen........