Hızın Hakikati Boğduğu Çağda Derin Okumanın Politik Anlam

Bir çağın ruhu, nasıl okuduğunda gizlidir. Daha doğrusu, nasıl okuyamadığında. Bugün elimizin altındaki ekranlar, yalnızca dikkatimizi değil; düşünme biçimimizi, hakikatle kurduğumuz ilişkiyi ve hatta başkalarıyla bağ kurma kapasitemizi de dönüştürüyor. Sürekli akan içerik, hızla tüketilen bilgi kırıntıları ve bitmeyen kaydırma hareketi, bizi bilgilenmiş değil, maruz kalmış kılıyor.

Bu maruziyet hali masum değil. Çünkü hız, yalnızca zamanı değil; muhakemeyi de kısaltır. Hızlandıkça durup düşünme ihtimali azalır. Düşünme azaldıkça sorgulama zayıflar. Sorgulama zayıfladığında ise yanlış bilgi, propaganda ve ideolojik çarpıtmalar “doğal”, “olağan” ve hatta “mantıklı” görünmeye başlar. Aynı iddia defalarca tekrarlandığında, doğruluğu değil, alışkanlığı ikna eder.

Derin okuma tam da bu noktada politik bir eyleme dönüşür.

Derin okumak; yalnızca bir metni baştan sona bitirmek değildir. Metnin boşluklarında durmak, söylenmeyeni sezmek, söylenenin neden böyle söylendiğini sormaktır. Metni bir nesne gibi tüketmek yerine, onunla........

© Nokta Haber Yorum