Hiç Taşmayanların Dünyası
“İnsanların çoğu, kendisi değildir. Düşünceleri başkalarının görüşleri, hayatları bir taklit, tutkuları bir alıntıdır.” Oscar Wilde
Açık olmayan insanlardan değil, kendini sürekli tartarak yaşayanlardan korkarım.
Çünkü onlar hata yapmaz— ama asla gerçek de olmazlar.
Her şeyleri yerli yerindedir. Sözleri ne eksik ne fazla. Tepkileri tam kararında. Duyguları, rahatsız etmeyecek dozda.
İlk bakışta hayranlık uyandırırlar. Kontrollü, dengeli, “seviyeli”.
Ama biraz yaklaştığında bir şey eksiktir.
Adını koyamazsın önce. Bir boşluk gibi değildir bu— daha çok eksiltilmiş bir varlık gibi. Sanki bir şeyler bilinçli olarak çıkarılmıştır içlerinden. Fazlalık değil, gereklilik sanılan şeyler.
Çünkü hayat, ölçülerek yaşanmaz. Hayat, taşarak kendini ele verir.
İnsan bazen fazla konuşur, bazen yanlış anlar, bazen kırar, bazen kırılır.
Hayat tam da bu yüzden gerçektir.
Ama onlar taşmaz. Dağılmaz. Yanılmaz.
Ve tam da bu yüzden, dokunulmaz kalırlar.
Dokunulmazlık ilk başta bir güç gibi görünür. Oysa çoğu zaman bir eksikliktir. Çünkü insan, dokunabildiği kadar vardır.
Onların dünyasında risk yoktur. Ama gerçek de yoktur.
Her şey kontrol altındadır— ama hiçbir şey gerçekten yaşanmaz.
İnsana değil, kendi kurguladıkları........
