Zirvenin Ardından |
Kim ne derse desin,36.Nato zirvesi başarılı geçti.
Böylesine büyük bir organizasyonu hatasız tamamlamak kolay değil.32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını mükemmel denebilecek bir programla iki gün ağırlamak,çok önemli konuların tartışıldığı toplantıları sorunsuz gerçekleştirmek,herhangi bir skandalı yaşamamak takdire değer.Yetkilileri,planlama ve organizasyonda çalışan tüm görevlileri kutlamalıyız.Biz dedikodu,eleştiri ve tenkiti seven,başarıyı ise pek önemsemeyen bir milletiz.Hele kızdığımız,sevmediğimiz,ülkeyi iyi yönetmediğine inandığımız bir iktidar baştaysa,o iktidar ağzıyla kuş yakalasa bizim için kıymeti yoktur. Oysa iyiye iyi,kötüye kötü demeyi öğrenmeliyiz.Ankara’daki Nato zirvesi iyimiydi yani?Organizasyon açısından elbette iyiydi ama toplantı sonuçları açısından aynı şeyi söylemek,bilgi noksanımız açısından farklı olabilir.
22 yıl önce de (28-29 Haziran 2004) İstanbul’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi sarayında bir NATO zirvesi yapmıştık.O zirve çok daha mütevaziydi.Hoş gündemi de bugünkü kadar ciddi ve kapsamlı değildi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’di ve Dolmabahçe Sarayında verdiği yemekte konuklarını kapıda valsle karşılamıştı.22 yıl sonra mehterle (hoşgeldiniz)dedik konuklara. Bu seferki zirve çok gösterişli,şatafatlı ve gerçekten çok masraflı oldu.Halk aşırı güvenlik önlemlerinden zorlandı.Parlamento bile tatile sokuldu.Devlet........