Toprakları, ormanları katledilen vatanımız!

Türkiye’de tarım ve hayvancılık neredeyse sizlere ömür!

Binlerce yıl içinde dünyaya armağan ettiğimiz tahıl başta olmak üzere yüzlerce, binlerce endemik ürünün anavatanı, şimdi bu ürünleri ithal etmek zorunda kalıyor!

Çiftçisinden işçisine millet açlık ve yoksulluğun pençesinde kavruluyor… Petroldeki neredeyse günlük artışlar, en temel gıdalara dahi ulaşımın önünde devasa bir engel konumunu giderek pekiştiriyor!

Bir tane marulun dünyanın en pahalı kentlerinden biri olan Londra’da fiyatı 55 TL iken İstanbul’daki fiyatı 175 TL!

Hal böyleyken iktidar, Türkiye’nin dört bir yanında akıl almaz bir bonkörlükle maden ruhsatı dağıtıyor!

Verilere göre 1923-2002 yılları arasında Türkiye genelinde verilen maden ruhsatı bin 186… Peki, 2008-2023 döneminde verilen maden ruhsatı sayısı ne kadar dersiniz?

-İnanamayacaksınız ama tam tamına 386 bin!

Yalnızca 2026 yılı başı itibarıyla verilen işletme izinli ruhsat sayısı ise 7 bin 628’e dayandı! Geçen gün TV’de ekrana getirilen Giresun haritasını gördüm. Yeşillikler diyarı bu güzelim kent topraklarında delik deşik edilmemiş toprak oranı ne kadar kalmış biliyor musunuz?

Peki bu talan sonrasında ne olmuş? Altın üretimi artmış; 2014’te 31 tona, 2020’de 42 tona çıkmış. Sonuç göz yaşartıcı:

-Madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün Gayri Safi Milli hasıla içindeki payı 2024 itibarıyla yüzde 0,9 seviyesine gerilemiş!

Kazmaya tam gaz devam!

Kısacası böylesine bir kazma seferberliğinden devletin cebine giren pay neredeyse yok hükmünde!

Diğer taraftan ülkenin dört bir yerinde halk topraklarını, ormanlarını, zeytin ağaçlarını korumaya çalışıyor. İkizler köylüleri, bu mücadeleyi kararlılıkla yürütüyor örneğin. O mücadelenin simgesi haline gelen Esra Işık’ın tutuklanmasının ardından köylü şimdilerde hem Esra hem de toprağı için haykırmaya devam ediyor…

Ancak kazma durmuyor, her yanı kazmayı sürdürüyor. Şimdi sıra Mersin Toroslar’da… Arslanköy ve Karaman sınırlarında faaliyet gösteren boksit madeni için kapasite artışı başvurusu yapıldı. Hem de ne başvuru!

-Şirket 23.77 hektarlık alanın 21 kat büyütülerek 510 hektara çıkarılmasını istiyor!

Daha anlaşılır biçimde izah edeyim; ÇED raporu onayı çıkarsa şirketin boksit çıkarma alanı tam 719 futbol sahasına eş bir genişliğe ulaşacak, üretim miktarı ise yıllık 1 milyon tona yükselecek! Gelelim gerçeklere:

-Madende ayda 25 gün çalışma yapılması, üç günde iki kez patlatma yapılması öngörülüyor. Bu da ayda 17, yılda 130 patlatma yapılması demek… Patlatmalarda 179 bin 400 kilo ANFO 4 bin 386 kilo dinamit patlatılacak!

-Halbuki proje alanı “ekolojik niteliği korunacak alan” statüsünde bulunuyor. Endemik bitki türlerinin yanı sıra alan, mera, ormanlık alan ve tarım arazilerinden oluşuyor. Ayrıca Arslanköy yayla turizminin de merkezlerinden biri…

-Yeni kapasite artışıyla birlikte yukarıda saydığım tüm bitkiler, ekilebilir araziler, tarım ve mera alanları büyük zarar görecek, içme su kaynakları ve dereler tehdit altında kalacak. Hayvancılık ve özellikle arıcılık son derece olumsuz etkilenecek. Patlamalarda oluşacak toz ve gürültü insanların ve çocukların sağlığını, psikolojisini bozacak.

Kısacası o bölgede sonsuz yaralar açacak!

O yörenin insanları da boş durmuyor tabi…

Bolkarlar Doğasını Savunma Girişimi Bileşenleri, önümüzdeki cumartesi günü saat 13.00’te Toroslar İlçesi Arslanköylüler Kıraathanesi önünde yapacakları basın açıklamasına toprağına ormanına değer veren çevre gönüllülerini davet ediyor. Yarattıkları slogan her şeyi tüm açıklığıyla anlatıyor:

-Birlikte olmaya davet ediyoruz…

-Şimdi değilse ne zaman?

Kalbimiz sizinle kardeşlerim…


© Nefes