Bir milleti taçlandıran değerler!
Denizli’nin Acıpayam İlçesi’nde görevli bir grup Şahane, doğanın kucağında eğlenirlerken keçilerini otlatan küçük bir çobanla karşılaştılar; yanlarına davet edip çay ikram ettiler, ismini sordular. Küçük çoban ürkek bir sesle yanıt verdi:
Öğretmenlerden biri yaşını ve neden okula gitmediğini sordu… Yanıt hazindi:
-Yaşım 12… 3 yaşında annemi, geçen yıl da babamı kaybettim!..
Talihsiz çocuğun aslında çok zeki olduğunu fark eden öğretmenler mutlaka okumasını tembihlediler… Hüseyin, öğretmenlerin verdiği desteğin yarattığı heyecanla Denizli’de parasız yatılı okula kaydoldu...
Bir süre sonra katıldığı bir matematik yarışmasında Hüseyin’e bir kitap armağan edildi. O gece kitabı okuyup bitirdi ve ertesi gün Fen Bilgisi öğretmenine giderek şöyle dedi:
-Bu kitapta eksiklik var!
Öğretmen çok şaşırdı. Çünkü Hüseyin’in “Eksiklik var” dediği kitap Görelilik Teorisi’ni anlatıyordu! Hüseyin bu teorinin önemli bir parçasının kitapta bulunmadığını fark etmişti. Fen öğretmeni konuyu İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki hocası fizik profesörü Nusret Kürkçüoğlu’na mektupla bildirdi ve şu yanıtı aldı:
–Hüseyin liseyi bitirince yanıma gelsin!
Albert Einstein’e uzanan yol!
Hüseyin aynen öyle yaptı…
İTÜ Elektrik Mühendisliği’nde okumaya başladı… Ancak yaptığı çalışmaları, ürettiği projeleri hocaları dahi anlayamıyordu. O hocalardan biri “Bu çalışmaları ancak Amerika Boston’daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) görevli Prof. Dr. Morse bilir” deyip, mektupla ona........
