Pusulayı nerede kaybettik? |
Eskiden sportif başarıları kadar, hayata karşı vakur duruşlarıyla da imrenilen sporcularımız vardı. Çekirdek aileden aldıkları örf, adet ve ananeyi okul sıralarındaki akademik disiplinle harmanlardı. Onlar için şöhreti yönetmek, skoru yönetmekten çok daha önemliydi.
Bugün, bu yaşayan efsaneleri maalesef bir kenara ittik. Tecrübelerini yeni kuşaklara aktaracak köprüleri yıktık. Geçmişin mirasını “eskimiş” diyerek reddederken, geleceğimizi pusulasızlığa mahkûm ettik. Spor bağımsız ve siyaset üstü olması gerekirken, federasyonlardan en küçük kulübe kadar her hücremizi siyasallaştırdık. Liyakat rafa kalkınca sporun özü değil, sadece siyasi ve ekonomik rantı konuşulur oldu.
Gelinen noktada en vahim tablo bahis konusu. Bir yandan devlet eliyle yasal bahsin önü sonuna kadar açılırken, diğer taraftan yasa dışı bahis........