Olmasaydı sonunuz böyle! |
Pazar sabahına CHP’nin önünde olup bitenleri izleyerek başladık.
Mahkeme tarafından atanmış Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen bir grup erkek “CHP’yi ele geçirmek” amacıyla CHP Genel Merkezi’nin kapısına dayanmış. Bir süre sonra yanlarında Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen milletvekilleri.
İtiş kakışlar, bağrışmalar...
Peşi sıra Ankara Valiliği’ne verilen Kılıçdaroğlu imzalı “partiyi teslim alın bize verin” dilekçesi...
Bayram tatilinde oldukları halde, bu dilekçeyi bekleyen valinin gönderdiği izinleri iptal edilmiş hazır kıta çevik kuvvet birlikleri.
Sadece Türkiye’yi kuran partiye değil Türkiye demokrasisine yapılan polis baskını.
CHP’nin kırılan kapıları, binaya atılan gaz bombaları, plastik mermiler, CHP koridorlarındaki polis postalları.
13 yıl partinin başında kalmış Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın CHP kapılarını kırmak için kullandığı bir koçbaşına dönüşmüş.
Halkın desteğini kaybetmiş bir iktidar, CHP tabanının desteğini kaybetmiş kontrol edilebilir küçük bir grubu, yargının ve devletin gücünü kullanarak CHP’nin başına geçirmek için 12 Eylül günlerini anımsatan işler yapıyor.
Atatürk’ün kurduğu CHP’nin başına gelenlere, getirenlere bakar mısınız?
Kemal Bey bir CHP’li olsa, CHP’yi, hatta Türkiye’yi düşünüyor olsa, dün yaşanan görüntüleri izleyip başını iki elinin arasına alıp “ben ne yaptım” derdi.
Bundan sonra durumu nasıl düzeltir bilmiyorum ama yapması gereken şeyin ne olduğunu herkes biliyor:
Partiyi en hızlı şekilde kurultaya götürmek.
(Uygun zamanda değil, en hızlı şekilde.)
İster sıfırdan üyelerin........