Merakımdan soruyorum...
AK Parti iktidara geldiğinde günün birinde tarikat ve cemaatlerle çatışabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?
Şahsen ben düşünmemiştim.
Neticede AK Parti’nin siyasi kaynağı olan Millî Görüş hareketi tarikat ve cemaatleri arka bahçesi gibi gören bir hareketti ve siyaset yaparken hep o tarikat ve cemaatlerde beslendi.
Biz de bu ilişkinin sonsuza kadar devam edeceğini sandık.
Ancak bu işlerden pek anlamadığımızdan olsa gerek siyaset-cemaat/tarikat ilişkilerindeki dengeler bizim beklemediğimiz yönde değişmeye başladı.
AK Parti ile FETÖ arasında uzun süren ittifakın nasıl sonlandığını hep beraber izledik.
Süleymancılarla Ahmet Arif Denizolgun’un cemaat lideri olduğu dönemde araları açıldı ve bir daha düzelmedi. Alihan Kuriş de kendi etki alanına AK Parti’yi sokmamaya çalıştı.
2014’e kadar AK Parti’ye açıktan destek veren Furkan Vakfı ise 2014’ten sonra iktidarın hedefi olmaya başladı.
Belli ki AK Parti’nin kavgalı olduğu tarikat ve cemaatlerin sayısı her geçen gün artıyor ve artmaya devam edecek.
Süleymancıların lideri Alihan Kuriş, iktidarı desteklemediği için hedef olduğunu söylemişti.
Sonra Furkancılar denen grubun lideri Alpaslan Kuytul, Süleymancılar operasyonunun söz konusu yapının iktidara yakın olmaması nedeniyle yapıldığını söyledi.
Sen misin böyle konuşan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral hemen bir sosyal medya paylaşımıyla yanıt verdi:
“Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana gelecek!”
Öyle de oldu. Bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmeden açıklama “talimat” gibi........
