Butlan artık “Hukuk” değil “Zamanlama” meselesi!
CHP’nin 38. Kurultayının sonuçlarının iptal edilmesi (çağrı heyeti atanması-kayyum) ya da kurultayın yok sayılması (butlan-eski yönetimin yeniden göreve getirilmesi) konulu dava dosyası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nde (İstinaf) bekliyor.
Ankara’daki yerel mahkeme böyle bir karara yer olmadığı kararı vermişti.
İstinafın normalde bu kararı onaylaması gerekiyor. Zira, (sonrasındaki iki olağanüstü kurultayı saymıyorum dahi) CHP’de 39. Olağan Kurultay yapıldı. CHP üyeleri mahalle delegelerini, mahalle delegeleri ilçe delegelerini, ilçe delegeleri il delegelerini, il delegeleri de kurultay delegelerini seçti. Peşi sıra kurultay delegeleri de Genel Başkan ile Parti Meclisi’ni belirledi. Bu süreç, seçim yargısının denetiminde gerçekleşti ve herhangi bir itiraz gelmedi.
(Butlan kararıyla ya da kayyum olarak CHP’nin başına gelmek isteyenlerin pek ala 39. Kurultay’da aday olup CHP üyelerini ikna edip mahalle, ilçe, il ve kurultay seçimlerini kazanma şansı vardı. Zaten kayyum ya da butlanla gelecek yönetimin ilk yapması gereken de sıfırdan-mahalle delegelerinin üyeler tarafından belirlenmesiyle başlayan- bir kurultay yapmak olacak.)
Hal bu kadar netken, biz niye hala “butlan olacak mı olmayacak mı?” sorusuna cevap arıyoruz?
Birçok alanda olduğu gibi bu alanda da hukuk işlemiyor.
CHP yolsuzluk operasyonlarıyla birlikte butlan/kayyum tehdidiyle de sıkıştırılıyor.
AK Parti’deki siyasetçiler, hükümetin ekonomi kanadı butlan/kayyum kararı çıkması halinde ülkeye........
