Oxford Kapıya Geldi, Cambridge’de Sırada |
“Oxford vardı da biz mi okumadık?” dönemi bitiyor.
Şimdi onlar, Türk öğrencilerin peşinde.
Hafta sonu İstanbul’daki IEFT Yurt Dışı Eğitim Fuarı’nı ziyaret ettim.
Kapıda gördüğüm manzara her şeyi anlatıyordu.
Soğuk ve yağmurlu havada, sonu görünmeyen bir giriş kuyruğu vardı.
İçeride de görüntü benzerdi.
2 katlı, çok salonlu alanda iğne atılsa yere düşmüyordu.
Öğrenciler ve aileleri yine sıra bekleyerek okulların standlarında görüşmeler yapıyorlardı.
Cevabı 21 yaşındaki Bilişim Sistemleri ve Teknoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Ege Oğul verdi.
“Bugün Türkiye’de ne kadar yetkin olsan, kendine bir şeyler katmış olsan da iş bulabilmek çok zor. Özellikle de hak ettiğin maaşı alacağın iş bulmak imkânsız. Avrupa’da her şey standart; hem maddi hem manevi karşılığını alıyorsun.”
İşte bu kadar açık, bu kadar net.
Oğul’un hedefi Almanya’da yüksek lisans yapmak.
“Diplomayı alınca 18 ay çalışma izni veriyor; öğrenciyken de çalışabilirsin diyorlar. Bu konuda bir numaralar.”
Irmak Dukan da aynı okulda, aynı bölümde öğrenci. Ona da yağmurun altında neyin onu beklemeye ittiğini sordum.
“Kesinlikle yurt dışında yüksek lisans istiyorum. Risk alacağım ve gideceğim. Bazı okullar yüksek lisans sonrası iş bulma konusunda destek sağlıyor. Eğer hiçbir şey yolunda gitmezse bile kendime değer katacağım. Dönmek zorunda kalırsam Türkiye’de artısı olur.”
Gençler hayatlarını kurmak için yol arıyor.
Ve tam da böyle bir zamanda.
Dünyanın en iyi üniversiteleri artık sadece uzaktan hayranlıkla bakılan değil, erişilebilir kurumlar oldu.
Oxford, Cambridge, New York University ve Imperial College London gibi küresel ölçekte zirvede yer alan üniversitelerden temsilciler, Türk öğrencilerle birebir temas kurmak için geldi.
Tek amaçları para kazanmak değil, daha önemli bir hesapları var.
Detayları........