Nasıl Oldu da Enflasyon Ateş Hattından Sağ Çıktı? |
Bu sorunun cevabını “mucize” diye verebiliriz sanıyorum.
Her hafta sonu geldiğinde; ne yaşadık?
Neyi yeteri kadar konuşamadık?
Varsa bir sevincimiz, çokça da derdimizi toparladığımız o güne geldik.
Z raporunu çıkaralım:
Hafta yine hareketli geçti.
Dünyanın gündemi malum, değişmiyor.
Aynı zamanda anlaşma arayışı da vardı; ta ki Trump, ABD halkına seslenip savaşın süreceğini açıklayana kadar.
Süreçte “yerleşke” tartışması var.
Dem Partili Bakırhan, İmralı’da Öcalan için konut hazırlığından bahsetti.
Bakan Gürlek cevapladı: “Konut yok, idari yerleşkede ihtiyaç olan yapılar inşa edilebilir.” dedi.
Silivri’den tahliye haberleri geldi.
Aralarında İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun da olduğu 18 kişi oy birliği ile tahliye edildi.
Davada bir itirafçı daha ifadesini geri çekti. İş insanı Vedat Şahin’in avukatı, itiraf için baskı kurulduğunu söyledi.
CHP’li belediyelere operasyonlar sürerken Özel, “Chp ağır saldırı altında.” dedi. Erdoğan, “Biz bu sürecin tarafı değiliz.” diye cevap verdi.
Gazeteci Alican Uludağ’ın tutukluluğunun 39. gününde 19 yıl 6 aya kadar hapis istemi ile iddianame hazırlandı. Suçlamalar: Cumhurbaşkanına alenen hakaret, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve yargı organlarını alenen aşağılama ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.
İddianame kabul edildi.
Adaletin terazisi nasıl dengede kalacak?Bu memleketin vicdan sahibi her ferdi bunu sorguluyor.
Akbelenli Esra Işık, köyüne sahip çıktı, bilirkişi heyetine görevini yaptırmamak suçlamasıyla tutuklandı.
Orman, zeytin ağacı, hava, su için mücadele eden genç bir kadın cezaevinde!
Acele kamulaştırmanın iptalini istemi ise askıda.
İçinde yer almadığımız savaşın enflasyonumuzu yükselteceğine dair açıklamalar yapıldı.
Toplumu buna hazırladılar.
Ancak,TÜİK aylık enflasyonu %1,94; yıllık enflasyonu ise %30,87 olarak açıkladı.
Beklentinin altı bu elbette ve biz zaten bu oranlara göre değil, gerçeğe göre yaşıyoruz.
Çarşı pazar ateş pahası.
Malum, Hürmüz Boğazı kısmen kapalı.
Dolayısıyla dünyada enerji, petrol, akaryakıt krizi var.
Evet, pek çok ülke zorda.
Ama hiçbir ülkede akaryakıta bu kadar zam yapılmıyor.
Bu hafta hem motorine hem LPG’ye zam geldi.
Mazot fiyatı 2 lira 52 kuruş daha arttı.
LPG’deki artış, 4 lira 50 kuruş.
Bu tek seferde, rekor yükseliş.
İstanbul’da litresi 35 liraya dayandı.
Gelen %18’lik zamla 12 kg’lık tüpün fiyatı Bin 363 liraya çıktı.
Yeni yıldan beri tam 3 kez artış oldu.
Toplamda 245 lira yükseldi fiyat.
Lokantalar, büfeler, kafeteryalarda her şey tüple pişiyor.
E dönerin takıldığı tüpe de zam gelince; menüde güncelleme kaçınılmaz oluyor.
Bu kısır döngü bir kesimi aç bırakıyor, madalyonun diğer yüzündeki kesime de kepenk indirtiyor.
Bir üniversite öğrencisi yaşam şartlarını yazdı:
“4 bin lira KYK kredisi geliyor, ailem atabilirse 2 bin lira atıyor. Staj yaptığım yer 8 bin liralık maaşımı bile vermiyor. Tek öğün yemek yiyorum, çoğu gün aç yatıp aç kalkıyorum. Minibüse param yetsin diye öğle yemeği yemiyorum.”
Vicdanı olan nasıl üzülmez?
Stajyer maaşı ödemeyen şirketleri denetlemeyenleri; öğrencilere gıda desteği sağlamayan zihniyeti ne kadar eleştirsek az.
Hafta başı ekmeğe zam haberine uyandık.
Elbette; un, maya, temiz su, faturalar, işçi masrafı, kira fiyatları ortadayken kaçınılmaz oldu ama çok da acı oldu.
Çünkü karın doyurmanın tek yolu ekmeği bolca tüketmek ne yazık ki.
Türkiye genelinde 200 gram ekmek 17 lira 50 kuruş, 230 gram ekmeğin fiyatı ise 20 lira oldu.
Yani Fırıncılar Odası böyle açıkladı.
Ama benim İstanbul’da yaşadığım semtte çok uzun zamandır ekmek zaten 20 liradan satılıyordu…
Son 4 ayda kapanan kahve zincirlerine ait şubeler açıklandı.
Tam 178 kahveci kapandı.
Bir fincan Türk kahvesi ortalama 170 lira, filtre kahve 200 lira, aromalı kahveler 250-300 liradan satılıyor.
Bu nedenle evde kahvemizi yapıp termoslara koyar olduk.
Sonuç da bu: kepengi inen dükkanlar…
Memlekette ömrümüz resmen adaletsizlik, dolandırıcılık ve şişirilen fiyata, ücretlere isyan etmekle geçiyor.
Bu kez bir erkek berberinin ücretleri isyan ettirdi.
Adres: İstanbul Acıbadem.
Kesim Bin 500, sakal 750, fön 600, bakım 2 bin, boya Bin 750 , manikür-pedikür 2 bin 250, damat tıraşı 8bin 500, çocuk saç kesimi Bin 250, el-ayak bakımı 900 lira.
Ne diyebiliriz ki? Pes!
Uzun zaman sonra yüzümüz güldü.
Yüzümüzü güldüren de A Milli Futbol Takımı oldu.
Tam 24 yıl sonra Dünya Kupası’ndayız.
Rakiplerimiz Avustralya, Paraguay, ABD.
Tek yürek heyecanla izleyeceğiz ve elbette kalbimizden geçen şampiyonluk.
Bunu milletçe hak ediyoruz…
ABD’de yaşayan Türk, “Aracımı normalde 46-47 dolara fullüyordum. Burada da zam geldi. Bakalım ne kadar oldu?” diye dolum anını kaydetti.
15-16 dolar kadar fark var.
Bizim için bu kadarcık artış komik kalıyor ve insana bir gülme geliyor.
Lüks aracınızı 62 liraya fulllediğinizi düşünsenize…
Günün sonunda yine ağlanacak halimize gülmüş olduk.
Özetle her anlamda mücadele dolu bir haftayı daha geride bıraktık.
Yenisi hak ettiğimiz güzellikleri getirsin…