Eğitimde Empati Testi ve Aidiyet Ölçümü Devri
Bu yıl milletçe çok sarsıldık.
Okullarda yaşanan dehşet, toplumsal hafızamıza kazındı.
Can alan olayları, çocukları ve ailelerini konuştuk.
Kalbimizdeki derin acı ise canları yitip giden evlatlar ve öğretmenler oldu.
Ne yazık ki son da olmuyor.
Evet okulların kapısında polis nöbet tuttu.
Peki, bu gerçek bir teyakkuz muydu?
En azından İstanbul Kağıthane’deki kolejin önünde.
Çok sevdiğim bir arkadaşım son ders zili çalmadan okulun önünde kaydedilen görüntüleri yolladı.
Güpegündüz, herkesin içinde öğrenciler okul çıkışı saldırıya uğruyor.
Yaşıtları tarafından.
Aralarındaki husumet ne bilinmiyor.
Aslında o çok da önemli değil.
Önemli olan, şiddetin hâlâ sınıflarda, okul kapısında kol geziyor olması.
Göz mü yumuluyor desem…
Ve hâlâ ülkenin dört bir yanından akran şiddeti görüntüleri geliyor.
Daha karne günü bir çocuk bir başka çocuğu öldürdü.
Gençler, çocuklar elimizden kayıp gidiyor.
Tamam, ne yazık ki şiddet her yerde: iş yerinde, evde, toplu taşıma aracında, AVM’de, sokakta…
Ama en olmaması gereken yerde, okullarda beslendiği, serpildiği ortada.
Uzun uzun sıraladılar alınan önlemleri ama gerçek ortada.
Bizler çocuklarımızı okula yollarken kalp çarpıntısı yaşıyoruz.
Eve sağ salim dönene dek de pır pır devam ediyor o çarpıntı.
Ve tam da bu nedenle istiyoruz ki okullar gerçekten güvenli olsun.
Bunun için adım atan kurumlar da var.
Akademik başarı kadar empati ve aidiyet de ölçülüyor.
Örneğin, FMV Işık okulları, “Olumlu Okul İklimi” projesini hayata geçirdi.
Öğrencilere duygu durum testleri yapılıyor.
Empati soruları yönlendiriliyor.
Aidiyet ölçülüyor ve aşılanıyor.
Yani başarıdan ziyade çocukların, psikolojik olarak da sınıflara, okulun........
