NATO Zirvesinin öteki yüzü
Ankara’da toplanacak NATO Zirvesi yaklaşırken genellikle işin magazin yönü ve Amerika’nın Avrupa ülkelerine yönelik baskıları konuşuluyor.
Oysa bu zirvenin bizim medyada pek konuşulmayan bir başka yüzü daha var.
Dünya sessiz ama çok sert bir eksen kayması yaşıyor.
Karşılıksız para basarak, sanal kâğıtlarla, borç ve faiz düzeniyle kurulan eski finansal ezber çatırdayarak dağılıyor.
Yerine ise fiziki üretim, reel varlık, altın, enerji, çip, maden ve savunma sanayii eksenli yeni bir güç denklemi kuruluyor.
7/8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi, yalnızca askeri bir toplantı değil.
Bu zirve, küresel finans oligarşisi ile reel gücü elinde tutmak isteyen yeni anlayışın açık hesaplaşması olacak.
Çünkü artık mesele para basmak değil, üretmek. Mesele kâğıt üstündeki servet değil, fabrikaya, teknolojiye ve fiziki kapasiteye sahip olmak.
Merkez bankalarının dolardan kaçıp fiziki altına yönelmesi boşuna değil.
Çin’in dijital Yuan hamlesi de sadece ticari değil; yeni bir denetim ve egemenlik modeli.
Batı ise, özellikle ABD, kritik üretim zincirlerinde Çin’e ne kadar bağımlı olduğunu geç de olsa gördü.
Çipten nadir toprağa kadar uzanan bu bağımlılık, artık ekonomik değil doğrudan jeopolitik bir tehdit.
İşte bu yüzden yeni dönemde sıcak para değil, fiziki karşılık isteniyor.
Küresel fonlar, Türkiye gibi ülkelerde yalnızca getiri peşinde değil; stratejik varlıkların yönetimine de göz dikiyor.
Türkiye’nin önünde net bir tercih var: Ya borç düzeni içinde yönlendirilen bir pazar olacak ya........
