Bu nasıl iş arkadaş

Alman bir bakan makam odasına Alman imparatorunun fotoğrafını asar mı?

Fransa’da bir bakanın odasında herhangi bir Fransa kralının fotoğrafı olabilir mi?

İran’da bir bakanın odasında bir Şah’ın fotoğrafını görebilir misiniz?

Rusya’da bir bakan odasına bir Çar’ın fotoğrafını koyabilir mi?

Ama bizde oluyor işte.

İçişleri Bakanı makam odasına Abdülhamit’in resmini asmış.

Çelişkiye bakın; bir bakan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanı, parçalanmış ve yıkılmış bir imparatorluğunun padişahlarından birinin fotoğrafını odasına asabiliyor.

Bu bir “tarihe saygı” gösterisi olabilir mi?

Elbette olamaz. Bu tarihe saygı değil Cumhuriyet’e saygısızlıktır.

İçişleri Bakanı evinin her tarafını Abdülhamit ya da başka padişahların fotoğraflarıyla süsleyebilir ama bir cumhuriyet bakanı olarak makam odasına padişah fotoğrafı asamaz.

Mehmet Akif’in bile “kanlı kâbus” olarak tanımladığı Abdülhamit dönemi neden bu kadar yüceltilir anlamak çok zor.

Ama şu var tabii; bugünkü iktidar, geçmişten bugüne siyasal İslamcılar Abdülhamit’i “İslam’ın en büyük lideri” olarak gördüler hep.

Çünkü Abdülhamit o dönemin ilericilerine karşı dini kullanarak baskı uyguluyordu ve bu tutumu bugünün siyasal İslamcılarına adeta bir rehber olarak kabul ediliyor.

Abdülhamit en tartışılan padişah.

Onun dönemi baskının en arttığı dönem.

Şiddetle, tutuklamalarla, sürgünlerle ülkede düzen........

© Nefes