Bu da nereden çıktı? |
İki önemli ismin iki cümlesini yazmak istiyorum.
BİRİNCİSİ: “Türkiye Avrupa’nın ayrılmaz parçasıdır, hedefimiz tam üyelik.” Bunu Tayyip Erdoğan çok kısa bir süre önce söyledi.
İKİNCİSİ: “Avrupa kıtası Rus, Türk ya da Çin etkisiyle şekillenmemeli.” Bunu söyleyen de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen.
Şimdi bu iki cümleyi yan yana koyduğumuzda ortaya bir tablo çıkıyor.
Konuyu eski milletvekillerinden Emin Şirin’le konuşuyorduk.
“Ben de bu konuda bu sabah bir tweet paylaşımı yaptım” dedi.
Emin Şirin bakın konuya nasıl yaklaşmış;
Von der Leyen Türkiye’yi, Avrupa’nın parçası olarak değil; Avrupa’nın dengelemek istediği bir jeopolitik unsur olarak görüyor.
Üstelik bu sadece dışarıdan dayatılan bir algı da değil. Türkiye uzun süredir söylemde Avrupa’yı işaret ederken, eylemde Avrupa’dan uzaklaşıyor.
Avrupa ile temas zayıf, siyasi yoğunluk başka coğrafyalarda.
Bu şekilde “aitiz” demek yetmiyor. Bu yönelim devam ederse Türkiye’nin yeri Avrupa’nın içinde değil, Büyük Orta Doğu denkleminin içinde tarif edilir.
Açık konuşalım: Türkiye’ye ABD’den de Rusya’dan da Çin’den de kalıcı bir hukuk ve refah modeli çıkmaz. Türkiye’nin doğal havzası Avrupa’dır.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Hakan Fidan, koyduğunuz hedefte ciddi iseniz: Söylem ile eylem arasındaki mesafeyi........