Bir “soygun” hikayesi daha

Gözlerden kaçmasın!

Gündemde uyuşturucu operasyonları, Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası gibi konular var ancak güpegündüz yapılan “soygunlara” da bakmak gerekiyor. Neden mi?

​​​Önce tanımına bakalım:

Halka arz, bir şirketin hisse senetlerini ilk kez halka sunarak sermaye piyasalarında işlem görmesine denir. Bu süreç şirketlere sermaye toplama ve büyüme fırsatı sunar. Halka arz, şirketin mali yapısını güçlendirme, tanınırlığını artırma ve stratejik ortaklıklar kurma gibi avantajlar da sağlar. Halka arz ile şirketler sermaye piyasalarına erişim sağlarken, yatırımcılar ise cazip gördükleri şirketlerin hisse senetlerine yatırım yapma fırsatını bulurlar.

11 Aralık 2025’te şunları yazdım:

İflas edeceği konuşulan şirketten halka arz:

Bu arada yine borsayı yakından takip eden bir dostumla konuşuyorduk. “Dikkatini çekti mi?” diye sordu. Ne dikkatimi çekecekti? Anlayamadım: “Borsadan anlamam, ne oldu?” diye sordum. Anlattı: “Marmara Bölgesi’nin sanayi şehirlerinden birinde kurulmuş inşaat firması var. Bu firmaya SPK yedi gün önce halk arz için onay vermişti.” Araya girdim, “Eeee… Ne var bunda?” diye sordum. Devam etti: “Bu firma dün itibarıyla 12 Aralık’a kadar talep toplayacak. Pay başına 13 TL sabit fiyatla gerçekleştirilecek halka arzın büyüklüğünün 2 milyar 38 milyon TL’ye ulaşacağı konuşuluyor. Burada sıkıntı şu: Firmayla ilgili yerel medyada ve kamuoyunda ‘batıyorlar’ algısı hakimdi. Bir anda halk arz çıktı ve SPK’nın onayıyla kurtulacaklar.” Ne diyecektim, düşündüm ve “Serbest piyasadayız” dedim. Olan yine halk olacak, bakalım! O firmayı takip etmekte fayda var. Bu arada şirket halka arzdan sonra “kurumsal kimliklerinin” oturacağını da raporlarını yazmış. Firma, elde edeceği geliri de şu şekilde kullanmayı hedefliyor: “Yüzde 20-30 yeni proje finansmanı, yüzde 65-75 yüklenici firmalara hak ediş ödemeleri,........

© Nefes