menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu kulübü yıkmaya rakip yetmez, kendisi yeter

76 0
11.09.2026

Bazı kulüplerin gecesi 90 dakikada biter. Fenerbahçe'ninki hakem son kez düdüğü çaldığında başlar. Tabela iki takıma birer gol yazdı. Ama hesap mikrofonların önünde kesildi.

18 yıl... Kadıköy bir Şampiyonlar Ligi akşamını bu kadar uzun bekledi. O gece tribünde babasının elini tutan çocuk, bugün kendi çocuğunun elini tutacak yaşa geldi. Bu kadar uzun beklenmiş bir geceyi bu kadar çabuk heba etmek de ayrı bir hüner ister.

Rakip Roma. Sezon başından beri gelene üç, gidene dört gol atan, attığı kadarını da harcayan bir Roma. Endişe stada seyirciden önce girmişti. Beşiktaş derbisinde yokları oynayan Fenerbahçe'nin, formunun tepesindeki İtalyanlar karşısında dikiş yerlerinden sökülmesi bekleniyordu.

Papazın Çayırı'ndan bu yana o toprak bir şeyi iyi bilir. Bu kulübü gömmeye kalkanın küreği yarı yolda kırılır. Taziyeye gelenler bir bakar, merhum kapıda misafir karşılıyor.

İsmail Yüksek, Kante ve Bartuğ'dan kurulan orta saha takıma derli toplu bir görüntü verdi. Ancak hücumun bütün faturası Greenwood'a kesildi. İlk devre neredeyse boşa geçti. Takım, Roma'nın golünden sonra bile reaksiyon veremedi. İkinci yarının başında biraz kıpırdanmayla skor eşitlendi.

Asıl hikaye golden sonra başladı. Topun tek sahibi olup, oyunu keyfine göre kuran Roma'nın, Fenerbahçe'nin savunma arkası boşlukları değerlendirmeye başladığını görünce huzuru kaçtı. Arka arkaya gelen ataklar İtalyanların ayarını kaçırdı. O dalgın dakikalarda yakalanan fırsatlardan biri gole dönüşseydi, sahadan üç puanla ayrılmak mucize sayılmazdı.

Yine de bunca eksiğe, bu kadar sendeleyen bir oyuna rağmen, sezona beşinci vitesle kalkan Roma'nın önüne set çekip bir puanı haneye yazdırmak........

© Nefes