menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 Temmuz’dan Önce Genelkurmay’da Neler Oldu

86 2
16.10.2025

Yargıtay’ın bozma kararının ardından Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yeniden görülen Genelkurmay Çatı Davası’nda savunma yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın başdanışmanı eski kurmay albay Orhan Yıkılkan, Kasım 2014-Mart 2016 döneminde bir heyetin Hulusi Akar adına cemaatle görüştüğünü ve söz konusu heyetin, “desteğinize ihtiyaç var” şeklinde mesajlar götürüp getirdiğini öne sürdü. Erdoğan ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal arasında kendisinden habersiz kurulan ilişkinin, Abdullah Gül’ün devletten ve AKP’den tasfiyesinin, Ahmet Davutoğlu’nu tasfiye emareleri ile Hakan Fidan’ın durumunun sallantıda olmasının Akar’da “sıra bana geliyor” endişesi yarattığını da iddia eden Yıkılkan, her ne yaptıysa “FETÖ”nün değil, Genelkurmay Başkanı’nın emriyle yaptığını söyledi.

Salı günü başladığı savunmasını dün tamamlayan Orhan Yıkılkan, dönemin Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Muhsin Kutsi Barış’la darbe planıyla ilgili olarak Alay Karargâhı’nın toplantı salonunda yapılan toplantılara aktif olarak katıldığı suçlamasına karşılık şunları anlattı:

Muhafız Alayı’na sadece sosyal tesislerden yararlanmak için gittim. Giriş-çıkışlarımın tümü kayıtlıdır. Orada 185 kamera var, toplantıya katıldığıma dair tek bir görüntü yok. Yoklar içinde neyi anlatabilirim? Bir tanığın ifadesine göre, Muhsin Kutsi Barış’la kriptolu telefonla görüşmüşüm. Bende kriptolu telefon var mı? Yok. O gece Muhsin Kutsi Barış’ın askeri hattan iki kişiyi aradığı gözüküyor. Saat 20.36 ve 20.41’de aradığı telefon doğrudan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın, saat 20.48’de aradığı telefon da 2. Başkan Yaşar Güler’in kullandığı telefon. Buna rağmen, ‘Tatbikat başlasın.’ emrini benim verdiğim söyleniyor. O numaraların kime ait olduğu soruldu mu? Hayır. En azından bana iftira atılmaması lâzım.”

Darbe Bildirisini Okutturan Yarbay Kimi Aradı?

Yıkılkan, iddianamede ve mütalaada olmadığı halde 15 Temmuz darbe bildirisini TRT’de okutturmakla suçlandığını belirtirken de şöyle konuştu:

Bildiriyi okutturan yarbay Ümit Gençer beni saat 00.04’te aradı. Bildiri 00.13’te okundu. Bu 9 dakikada bildiriyi nasıl göndermiş, bu işi organize etmiş olabilirim? Zaten TEM raporuna göre, bildiriye ilişkin mesajın, mailin saati ve data bilgileri belli. Kimin telefonundan gönderildiği de. Kaldı ki, Ümit Gencer beni aradığında ‘Okuma’ dedim. Ümit Gençer ilk ifadesinde emri alay komutanı, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanından aldığını söyledi, sonra bu ifadesini değiştirdi. Beni aradığında Genelkurmay Başkanı’nın nerede olduğunu sordu, ‘Akıncı’da.’ dedim. Aslında aradığı ben değilim. O gece aradığı, ulaşmaya çalıştığı kişi Genelkumay Başkanı’dır, çünkü bildiriyi onun adına okutacaktı. Benden önce Akar’ın emir subayı Levent Türkkan’ı aramış, muhtemelen ulaşamayınca beni aradı. Nitekim Ümit Gençer’in, 14 Temmuz’da da Akar’la birlikte ÖKK’da olan Türkkan’la görüşmesi var. Levent Türkkan’a Gençer’le niye görüştüğü sorulmuş, ‘Hatırlamıyorum.’ demiş.”

Akar’ın Yaptırdığı “FETÖ” Çalışması

Orhan Yıkılkan, örgüt tarafından kararlaştırılan ve uygulanmasına karar verilen planla ilgili çalışmalar yaptığı, cunta atama listesini hazırladığı suçlamalarına karşı da şu iddiaları dillendirdi:

Bu plan nerede;gören, duyan, bilen var mı? 12 Eylül’de Bayrak Harekât Planı var. Bu durum planın yokluğuna delâlet eder. ‘FETÖ’ diyorsanız; kime bağlı çalışıyorum, kim bana bağlı? Sadece darbeci........

© Müyesser Yıldız