Abdullah Çiftçi gibi “yerli ve milli” uzmanları dinliyor musunuz, bilmiyorum. Bu uzmanların küresel çetelerin sinsi planlarına dair delilli ispatlı anlattıkları çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Uzmanlar bu haberleri kendileri üretmiyorlar. Yıllardır film, dizi film ve hatta çizgi filmlerle anlatılan planlar. Daha olmadı, Davos zirvelerinde ve özellikle o karanlık çetelerin dergi kapakları ve makaleleriyle anlattıkları karanlık planlar… Evet bu alemin bir sahibi var ve eninde sonunda ilahi plan galip gelecektir. Ancak loca, mahfil vb. karanlık odakların planlarının boşa çıkmasında, Allah'ın (cc) salih kullarının istihdamı, sünnetullah gereğidir.


Bu odakların adım adım insanları biyonik robotlara dönüştürme planlarına karşı duralım. Yapay gıda, yapay et, yapay süt, yapay insan oluşturmalarına karşı duralım. LGBT vb. sapıklıklarla insanlığın kuyusunu kazmalarına izin vermeyelim. Bu konuda devlet, millet, STK’lar vs. hep beraber karşı duralım. Ve siz sayın yetkililer! Devletler arası birtakım anlaşmalara binaen küresel çetelere rest çekemiyor ve bu tiyatroya karşı duramıyorsanız, bunu halkınıza açıkça anlatın. Emin olun halkınız, sizi anlayacak, çok daha dirayet ve cesaretle arkanıza duracak ve bu oyunu bozacaktır.


Gelin biraz geri dönüp biraz daha geniş düşünelim. Bakınız dünyanda İslam ümmetinin gücü dağılıp zaafa uğradığından beri, dünyanın iki yakası bir araya gelmedi. Çünkü gücü, kendilerini ilah, diğer insanları da kendilerinin kulları ve köleleri gibi gören, şer odakları devraldı. Güce ve paraya tapınan, “derin ve sinsi mahfiller, localar ve lobiler” gibi birçok yüzü olan bu “küresel zalimler” son birkaç asırdır, insanlığın ensesinde boza pişirmeye devam ediyorlar.


Batı, bugüne kadar insanlığın hayrına ne yaptı. Biliyorum birileri hemen batının geliştirdiği bilim ve teknolojiden bahsedecektir. Önce bilelim ki, “batının bilim ve teknolojisi, İslam alimlerinin ilim sofralarının atıkları üzerine kuruludur.” Bunu birçok insaflı olan batılı bilim adamı da itiraf etmektedir. Batılı bir bilim adamının şu sözleri, bu gerçeğin özetidir. “Yağmalanan Endülüs’te yakılıp yok olan kitapların 0’nu kurtarsaydık şimdi uzayda koloniler kurmuştuk.”


Ama vahşi batının kötülüklerinin hangisini sayalım ki. Amerika ve Avusturalya kıtasının milyonlarca yerlilerini imha ettiler. Afrika kıtasının yarısını imha edip geri kalanlarını da köleleştirdiler. Asya kıtasının da hemen hepsini sömürgeleştirip köle yaptılar. Şimdi kölelikle de yetinmiyorlar, tüm insanlığın kendilerine kul olmasını istiyorlar.
Şu anda dünyada devam eden işgal, sömürü, talan ve katliamların kaynağı kim. Tüm bu belaları insanlığın başına kim sardı? Elbette vahşi batı. Çünkü vahşi batı, saltanatını sömürü ve talan üzerine kurmuştur. Bunun için milyonlarla insanlar ölmüş, sakat kalmış, vatanından kaçmak zorunda kalmış, kaçarken yarı yarıya okyanuslarda boğulmuş falan, tüm bunların batı için hiçbir değeri yok. İşte bir asırdır İslam aleminde yaşanan trajediler.


Batının kapkara yüzü meydandayken, batının oluşturduğu BM ye mi güvenelim, DSÖ’ye mi güvenelim, AİHM’mi güvenelim? Kısacası tüm işi şer ve kötülük olan batının ve onların işbirlikçisi ihanet şebekelerinin neyine güvenelim. Değil batının ürettikleri fikir ve ideolojiler, keşke mümkün olsa da batı kültürünün kökünden kurtulabilsek. Çünkü batı şu anda, bizzat ümitsiz vakadır.


Evet, batı virüsü, medya gibi büyük bir bataklıktan, hızla esen rüzgârın da etkisiyle çok hızlı yayıldı. Ülkeleri, şehirleri, köyleri, mahalleleri ve derken, aileleri, kalpleri, zihinleri esir aldı. İşte dostlar geriye işgaller, savaşlar, sömürüler, bir yanda açlıktan, diğer yanda tokluktan ölen yığınlar, yerlerinden yurtlarından olan milyonlar, dullar, yetimler…. Yani kısaca kocaman bir enkaz kaldı.


İnsanlık için bugüne kadar şerden başka bir şey üretmemiş olan batının şu andaki oyunu çok daha büyük. Savaşlar, işgaller vs. para, petrol, uranyum, elmas, altın madenleri vs. servetlerin üzerine konmak içindi. Ancak şu an görünen o ki, iş paranın ve enerji kaynaklarının falan daha ötesine geçmiş vaziyette. Paganist, küresel derin çeteler, bu defa adeta, ilahlıklarını ilan etmiş gibiler. Sadece insanların ekmekleri, suları, rızıkları, kanları ve alın terleri ile yetinmeyecekler. Şimdi tüm insanlığı kendilerine kul ve köle yapmaya odaklanmış görünüyorlar.
Peki bizdeki batının işbirlikçisi “muhalefet” “sosyal medya trolleri” STK vb. kurum ve kuruluşlara ne diyelim? Onlar zaten pagan ilahlarına kul olmuş durumdadırlar. Paganlar, şimdilik satanist ayinlerinde onların çocuklarını kurban etmiyor olabilir. Ama gücü ellerine tam aldıkları zaman görecekler ki, paganlar çağdaş, laik, feminist, ateist falan dinlemeyeceklerdir. Az çok din iman, ahlak ve erdemle bağı olanların işini bitirdikten sonra, sıra diğer kullara gelecektir. Paganlar kurbanlar istemektedir. Subheneke... Bihamdike... Esteğfiruke...

Muhammed Özkılınç

QOSHE - Küresel Köleliğe Hayır - Muhammed Özkılınç
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Küresel Köleliğe Hayır

4 0 0
21.08.2022

Abdullah Çiftçi gibi “yerli ve milli” uzmanları dinliyor musunuz, bilmiyorum. Bu uzmanların küresel çetelerin sinsi planlarına dair delilli ispatlı anlattıkları çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Uzmanlar bu haberleri kendileri üretmiyorlar. Yıllardır film, dizi film ve hatta çizgi filmlerle anlatılan planlar. Daha olmadı, Davos zirvelerinde ve özellikle o karanlık çetelerin dergi kapakları ve makaleleriyle anlattıkları karanlık planlar… Evet bu alemin bir sahibi var ve eninde sonunda ilahi plan galip gelecektir. Ancak loca, mahfil vb. karanlık odakların planlarının boşa çıkmasında, Allah'ın (cc) salih kullarının istihdamı, sünnetullah gereğidir.


Bu odakların adım adım insanları biyonik robotlara dönüştürme planlarına karşı duralım. Yapay gıda, yapay et, yapay süt, yapay insan oluşturmalarına karşı duralım. LGBT vb. sapıklıklarla insanlığın kuyusunu kazmalarına izin vermeyelim. Bu konuda devlet, millet, STK’lar vs. hep beraber karşı duralım. Ve siz sayın yetkililer! Devletler arası birtakım anlaşmalara binaen küresel çetelere rest çekemiyor ve bu tiyatroya karşı duramıyorsanız, bunu halkınıza açıkça anlatın. Emin olun halkınız, sizi anlayacak, çok daha dirayet ve cesaretle arkanıza duracak ve bu oyunu bozacaktır.


Gelin biraz geri dönüp biraz daha geniş düşünelim. Bakınız dünyanda İslam ümmetinin gücü dağılıp zaafa uğradığından beri, dünyanın iki yakası bir araya gelmedi. Çünkü gücü, kendilerini ilah, diğer insanları da kendilerinin kulları ve köleleri gibi gören, şer odakları devraldı. Güce ve paraya tapınan, “derin ve sinsi mahfiller, localar ve lobiler” gibi birçok yüzü olan bu “küresel zalimler” son birkaç........

© Müslüman Dünya


Get it on Google Play