We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

HERKES KENDİ KABINCA İSTİFADE EDER

1 0 0
21.05.2022


Hayat kitabımız olan Kur'an-ı Kerim'i anlama ve idrak etmede, insanların kabiliyetleri, mizaçları, ilmi donanımları, yetiştikleri sosyal kültür vb. hususiyetlerin etkili olduğu şüphesizdir. Bir de buna Kuran-ın mucizevi yönü, mecaz ifadelerin varlığı huruf-u mukatta’ ve değişik anlamlara gelebilen ayetlerin mevcudiyeti eklenince ondan beslenen müslümanların, bütün bu sıraladığınız özelliklere binaen aynı şeyi anlamaları ve uygulamaları mümkün değildir.

Haddi zatında bir çoban dahi kendi kabınca Kuran’dan faydalanabildiği gibi bir profesör de ondan kendi ilmi seviyesince istifade edebilmektedir.

Bu özellikler Kuran’ın cihanşümul bir kitap olması ve hükümlerinin kıyamete kadar devam edecek olmasının kaçınılmaz sonucudur.

Konuyu somut bir örnekle anlaşılır hâle getirelim:

Yüce Allah Nahl suresinin 8. ayetinde “O sizin binmeniz ve ziynet edinmeniz için atları katırları ve eşekleri de yarattı. O sizin bilmediğiniz başka şeyler de yaratır.” buyurmaktadır.

Ayet ilk olarak indiği zamanın topluluğuna hitap ederek onların bildiği şeyler üzerinden hareket ediyor. Öyle ya, o zamanın insanına demirden bir taşıt olacak ve insanları çok uzak mesafelere çok kısa zamanda götürecek, üstelik bu taşıt, havada uçacak denilerek uçağın tarifi yapılsaydı herhalde hiç kimse bu sözlere inanmazdı.

Aynı zamanda bu ayetin son kısmında geçen ibare insanın merak duygusunu kamçılayan, onu âdeta keşfedip araştırmaya yönelten cinstendir.

Ayette geçen fiilin geniş zaman ifade etmesi de o gün olduğu gibi bugün de ve yarın da yeni şeylerin icat edileceğine bir göstergedir.


Sadece........

© Müslüman Dünya


Get it on Google Play