Malumunuz Talim Terbiye öncelikle ve özellikle iyi insan yetiştirmek için lazım, akademik başarı, meslek edinme sonra gelir.

Dolayısyla geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı eğitirken Dil, Tarih, Kültür ve Din atmosferinde yetiştirmeliyiz. Kanaatim o ki insanın şahsiyeti bu dört değerden doğru dürüst beslenmekle olgunlaşır. Aslında bir milleti millet yapan da bu dört değerdir.

İşin kötü tarafı eğitim öğretimimiz bu dört açıdan da eksik aksak durumundadır.

Dil meselesi;

Türk Dil Kurumu arı bir Türkçe oluşturacağım diye inanç ve kültürümüzden gelen tüm kelimeleri dilden çıkara çıkara Türkçeyi konuşmak için ihtiyaca cevap veremiyecek kadar fakirleştirdi.

Latin alfabesinin 28 harfi kültür ve tarihimizin, inancımızın bize kazandırdığı dili konuşmaya yetmiyor.

Teyyip ile Ticaretin T’si aynı harf,

Halık(Yaratan), Halık(Berber), Halık(hilak eden) için kullanılan H aynı harf.

Kadir ile kendir/kalem ile kelamın K’si aynı,

En önemlisi de Abd(kul) kelimesini talaffuz etmek için “ayn” harfi alfabemizde yok..vb.

Selam, Dua, Şükür gibi kavramkar bir müslümanın dilinde yoksa hayat adansız kalır.

Bir dilde bu tür arızalar varsa edebi ve insani, hikmele, marifetle, veciz konuşma yapabiliriz?

Tarih meselesi,

Ne hikmetse biz tarihimizi yabancılardan öğreniyoruz, ayrıca yakın tarihimiz de sanal kahramanlarla dolu, taraflı yazılmış, öyleki insanımızı bir arada tutması gerekirken, birbirine düşman ediyor.

Başta İnkılap Tarihi olmak üzere doğru, düzgün bir tarih bilgisini öğrencilerimize okutmalıyız.

Kültürel açıdan;

Kültür meselesine gelince örf, adet ve gelneklerimizde utanmamıza gerek yok, bizi biz eden, diğer miletlerden farklı kılan bu değerlerimizdir, varsa yanlış yanı düzeltelim ama kültürümüzü bırakıp başkasına benzemek için yarışmayalım. İnanın Hasan ismi Hans isminden, Meryem ismi Mery’den daha güzeldir.

Avrupa Birliği şunu istiyor, bunu istiyor diyerek kendimizi özümüzden koparmaya gerek yok, siz toplum olarak ayağınız üzerinde durdukça varlığınız his edilir.

Din meselsine gelince,

Dinin temel değerlerini, şefkat ve merhameti, kanaat ve mertliği, iktisadı, iyilik sever olmayı, hikmet, marifet, sabır ve metaneti, Allah rızası için yaşamayı çocuklarımıza öğretmemiz lazım.

Yüce Allah’ın emir ve yasaklarını çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor.

Bu dört dersi ilk, orta ve lise düzeyinde ortak ders olarak okutmamız lazımdır, elzemdir, vacitir.

İster imam-hatip ister diğer okullar hepsinde bu dersler öğrencinin gelişim kapasitesine göre ortak ders olarak okutulmalıdır.Onun için bütün okullar bizim başlığını kullandım.

Öğrencimizin karnesini aldığımız zaman önce not kısmına değil de davranış kısmına baktığımız zaman başarı ve huzur dolu günler yakındır demektir.

Ne hikmetse gerek veli ve gerekse öğretmen karneye bakınca daha çok notların olduğu sütuna bakıyor.

Bu dersleri mecberi olarak tüm öğrencilerimize verdiğimiz zaman 12 yıl sonunda 12 öğrencimiz bir araya geldiğinde hayata bakış açıları, yorum ve değerlendirmeleri belli sabitelere göre olur ve hayata sıkıntı verceklerine değer katarlar.

Eskiden medereseye 12 yıl giden biri kendi köyünü idare eder, bazıları nerdeyse bölgesinde etkili olacak kadar nitelikli yetişirken, şimdi çocuklarımızı 12 yıl okula gönderiyoruz bir de bakıyoruz ki kendini dahi idare etmekten acizdir.

Bu kadarlık anlatımdan sonra diyorum ki Kur’an ve Siyerünnebi dersi zorunlu olsun, çocuğuna bu dersleri vermek istemeyenler varsa dilekçe versinler ve çocukları o dersten muaf olsun.

Ayrıca homojen erkek ve kız okulları yaygın hale gelsin birilerinin tercihi için karma okul da olsun.

Tabi en önemlisi de eğitim öğretimiz üzerinde bir hakem rolü gören Fulbright anlaşmasından da bir an evvel çekilmmemiz lazım.

Bütün bu aşamalarda başarılı adımlar atmak için okul aile birliklerini aktif hale getirmek durumundayız, eğitim öğretimin en önemli saç ayağı durumunda olan veli bu konularda kendine düşen görevi yapmazsa başarılı olmamız zor diye düşünüyorum.

Benden söylemesi.

QOSHE - Bütün Okullar Bizim - Eyüphan Kaya
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bütün Okullar Bizim

3 0 0
03.09.2022

Malumunuz Talim Terbiye öncelikle ve özellikle iyi insan yetiştirmek için lazım, akademik başarı, meslek edinme sonra gelir.

Dolayısyla geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı eğitirken Dil, Tarih, Kültür ve Din atmosferinde yetiştirmeliyiz. Kanaatim o ki insanın şahsiyeti bu dört değerden doğru dürüst beslenmekle olgunlaşır. Aslında bir milleti millet yapan da bu dört değerdir.

İşin kötü tarafı eğitim öğretimimiz bu dört açıdan da eksik aksak durumundadır.

Dil meselesi;

Türk Dil Kurumu arı bir Türkçe oluşturacağım diye inanç ve kültürümüzden gelen tüm kelimeleri dilden çıkara çıkara Türkçeyi konuşmak için ihtiyaca cevap veremiyecek kadar fakirleştirdi.

Latin alfabesinin 28 harfi kültür ve tarihimizin, inancımızın bize kazandırdığı dili konuşmaya yetmiyor.

Teyyip ile Ticaretin T’si aynı harf,

Halık(Yaratan), Halık(Berber), Halık(hilak eden) için kullanılan H aynı harf.

Kadir ile kendir/kalem ile kelamın K’si aynı,

En önemlisi de Abd(kul) kelimesini talaffuz etmek için “ayn” harfi alfabemizde yok..vb.

Selam, Dua, Şükür gibi kavramkar bir müslümanın dilinde yoksa hayat adansız kalır.

Bir dilde bu tür arızalar varsa edebi ve insani, hikmele, marifetle, veciz konuşma yapabiliriz?

Tarih meselesi,

Ne hikmetse biz tarihimizi yabancılardan öğreniyoruz, ayrıca yakın tarihimiz de sanal........

© Müslüman Dünya


Get it on Google Play