Yeni Yıla Daha Az Eşya, Daha Çok Nefesle Girmek için Uzmanından Öneriler
Yeni yıla sayılı günler kala vitrinler ışıl ışıl, alışveriş listeleri kabarık. Oysa tam da bu dönemde “gerçekten neye ihtiyacımız var?” sorusu daha yüksek sesle kendini hatırlatıyor. 2025’in bu son yazısında, minimalizm ve sürdürülebilirlik üzerine uzun zamandır kafa yoran, Yazar- İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın ile sadeleşmeyi, hediye vermeyi ve yeni yıla daha hafif girmeyi konuştuk. Sizleri bu keyifli sohbetle başbaşa bırakıyorum.
“Hediye almak zorunda mıyız?”
YASEMİN MISTIKOĞLU: Yeni yıl deyince hediye neredeyse zorunlu bir refleks gibi algılanıyor. Sizce iyi bir hediye ne demek? Alalım mı, almayalım mı?
HALE ACUN AYDIN: Hediyeyi tamamen hayatımızdan çıkarmaya gerek yok. Çünkü hediye, özünde bir sevgi alışverişi. Ama bu alışkanlığı biraz dönüştürebiliriz. Maddi değeri yüksek objeler yerine deneyim odaklı, daha kişisel hediyeler seçmek mümkün. Karşımızdakini iyi tanıyorsak, gerçekten ihtiyacı olan ya da kendine almak isteyip ertelediği bir şeyi seçmek çok daha anlamlı.
Y.M: Son dönemde kermesler, el işi pazarları yeniden hayatımıza girdi. Sizce bu alanlar bir alternatif olabilir mi?
H.A.A: Kesinlikle. Fiziksel olarak görerek, dokunarak yapılan alışveriş hem daha bilinçli hem de kadın emeğini destekleyen bir tercih oluyor. El yapımı ürünler, artizan gıdalar, yerel üreticiler… Bunlar hem sürdürülebilir hem de hikâyesi olan hediyeler.
Yenilebilir hediyeleri de çok seviyorum: çikolata, ekmek, soslar… Üstelik artık bu ürünlerin artizan versiyonlarını her yerde bulmak mümkün.
Y.M: Yurt dışında sık gördüğüm bir şey var: “HEDİYE HAZIRLAMAK”. Yani tek bir........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin