Şişli Siyasal'a, kaybettiklerimize saygı duruşu |
En son Şeref Kurun'u kaybetmişiz Şişli Siyasal'dan. Grubumuzdaki paylaşımdan fark ettim 5 Mayıs'ta. Onu hatırlamıyorum. Ondan önce yakın zamanda, martta temasta olduğum arkadaşlarımızdan Aydın Avcı'yı hastanede tedavi görürken kaybetmiştik. Gidiyoruz birer birer... İnsan ömrünün iyice uzadığı günümüzde maalesef çok sayıda erken kayıp yaşadık 1970'lerin efsane okulu Şişli Siyasal'dan.
Daha okul yıllarında, 1970'lerde 12 Eylül’e giden destabilizasyon sürecinde hain pusularda toprağa düşen çok genç arkadaşlarımız oldu. Yılmaz Güven, Fevzi Azırcı, Aydın Bahçeci, İbrahim Parmakçı, A. Haydar Kurt... Kemal Karaca'yı çok üzücü ve sarsıcı şekilde kaybettik; 70'lerin ikinci yarısındaki lanet olası sol içi çatışma kurbanı oldu civanmert arkadaşımız.
Çok genç yaşta aramızdan hastalıklar nedeniyle ayrılanlar oldu. Kanser illeti meğer ne çok yaygınmış. Trafik kazalarının aramızdan aldıkları da oldu.
Çok acıdır, bazı arkadaşlarımız da intihara sürüklendi. Daha okul yıllarında yakınlaşıp 12 Eylül'deki badirelerden sonra evlenip bir de kızları olan Özcan ve Refah 20 yıl kadar arayla yaşamlarına son verdi. Mehmet Bozan Türkdemir de aynı akıbeti yaşadı maalesef.
Şişli Siyasal'dan Halil Yıldız, bir yerel portalda kaleme aldığı yazıları "Kısa Hayatların Uzun Hikayeleri" adıyla kitaplaştırdı geçen yıl (2025, İstanbul, Babek Yayınları). Bana da imzalayarak gönderme nezaketini gösterdi. Geç de olsa okurken Şişli Siyasal zamanlarına döndüm ister istemez. Çünkü Halil yaşamından kesitler kaleme alırken Şişli Siyasal'dan, okulumuzdaki arkadaşlardan da söz etmiş. "Şişli Siyasal: Bir Okulun Hikayesi Nasıl Yazılır? başlığı altında 13 sayfa tümüyle okuldan, okuldaki simalardan söz ediyor. Bir yazı Refah'a ayrılmış tabii Özcan'dan da bahsederek. Arto, Cemile Çakır, Ceylan Özerengin, Ümit Kıvanç, Bülent Uluer, Kemal Karaca'dan da söz ediliyor kitapta. Adı geçen başkaları da var. Halil'le sohbetimizden öğrendim ki, Refah'la okul sonrasında hiç görüşmedik ama benim onu unutmadığım gibi o da beni unutmamış... Oysa ne çok isterdim Refah'la görüşüyor olmayı.
Hani o ilk olarak Sümeyra'dan dinlediğim şarkının sözlerinde olduğu gibi, "Bir kitaba başlar gibi/Koşarken yavaşlar gibi/Ölen arkadaşlar gibi/Sessiz..Sitemsiz"... İşte böyle sessiz, sitemsiz ne çok arkadaşımız ve bize bilgi veren, kişiliğimizi biçimlendirmede nesnel olarak katkı sunan ne çok hocamız ayrılmış aramızdan...
Karabey Aydoğan sazının tellerine vururdu toprağa düşen arkadaşların ardından; sonradan gazeteci olan Ceylan Özerengin veda şarkıları söylerdi; "İyiydi mertti/Kaya gibi sertti/Birgün geldi ki vay..vay/Vurdular onu". Karabey de yaşamını Köy Enstitülerine ve Ruhu Su'nun müziğine adadı.
AYŞE OKTAR'IN KARŞIYAKA'DAKİ EVİNDE...
Şişli Siyasal vatsap grubunda Bülent Vural'dan Aydın'ın ölümünün ardından bir paylaşım gördüm ve kaybettiğimiz hocalarımız ve arkadaşlarımızın unutulup gitmemeleri için bir panorama yapmaya karar verip üstlendim. Sağolsun epeyce arkadaş bir imeceye dönüşen bu panoramanın oluşmasına katkıda bulundu. Aşağıda aktaracağım da kaybettiğimiz simaları, önce geçen 5 Mayıs akşamı. önceden kaybettiğimiz arkadaşlardan Hasan Oktar'ın eşi Ayşe'nin düzenlediği ev buluşmasından söz etmeliyim. Ayşe, okuldan Hasan'ın eşi olduğu gibi aynı zamanda yine okuldan, aynı zamanda asker arkadaşım da olan Hakan Oktar'ın da yengesi.
Hasan ve Haldun'u geçtiğimiz yıllarda az arayla sağlık sorunları yüzünden İzmir'de kaybetmiştik. Ayşe'nin düzenlediği buluşmanın esprisi Hasan'ı anmaktı. Haldun'un eşi Nazan da vardı buluşmada. Karşıyaka'da Hasan'ın evinde, Ayşe'nin ev sahipliğindeki buluşmada Selma, Serap, Suna, Mehtap, Şahika ve yakın zamanda evlendiği yine okuldan olan eşi Hasan, yine okuldayken yakınlaşıp evlenen Aynur ve Faruk, Muzaffer Bekar da vardı. Güzel bir rastlantı; okuldan arkadaşımız Tülay Alagöz, yıllardır Ayşe'nin köyü olan Muğla'daki bir köyde yaşıyor ve orada görüşüyorlar. Tülay ile de bu buluşmada uzaktan da olsa selamlaştık. Ayşe'nin kıymetli ev sahipliğinde anılar tazelendi, uzun süredir görüşmeyenler özlem giderdi, yer yer duygulandık, gözlerimiz nemlendi. Bu da hayata dahil...
Şimdi kaybettiğimiz hocalarımıza, arkadaşlarımıza gelebilirim... Önce birbirinden kıymetli, saygın ve bize çok şey katan hocalarımız…
HOCALARIMIZDAN........