Siyasi Navigasyon ve Retorik Prestij
Ömer Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Özgür Özel’in AKP’ye yönelttiği eleştirileri değerlendirdi. İlk bakışta sert bir eleştiri gibi görünse de, metin hem tarihsel göndermeler hem de mecazi dil kullanımı ile zenginleştirilmiş bir retorik örneğidir.
Çelik, açıklamasına “CHP Genel Başkanı Özgür Özel çok ciddi bir “siyasi navigasyon” problemi yaşıyor.” sözleriyle başlıyor.
“Siyasi navigasyon” kavramı sanırım kendi icadı; başka bir yerde kullanıldığına rastlamadım
Çelik, “Özgür Özel’in toplumsal ve uluslararası koşullar içinde yolunu bulma, stratejik rota çizme yeteneği olmadığını; krizler, seçimler, ittifaklar veya kamuoyu baskısı karşısında en doğru yolu seçemeyeceğini” falan anlatıyor sanıyorsunuz.
Değilmiş. Devam eden cümleden anlıyoruz.
“Özgür Özel Ak Parti’mize “organize kötülük örgütü” demiş ve yine adresi şaşırarak CHP’ye söyleyeceği sözleri Ak Parti’mize söylemiş.”
Yani “Organize kötülük örgütü” diye konum girildiğinde, Özel’in navigasyonu CHP’ye götüreceğine, AKP’ye götürüyormuş. Bozukmuş yani. Çelik’in tespit ettiği, yazıya döktüğü, bizimle paylaştığı “problem” buymuş.
Halbuki meramını: “Özgür Özel; CHP diyeceği yerde, AKP diyor.” diye de anlatabilirdi. Aslında dediği, bu. Ama bu ifade “retorik prestij stratejisine” uygun değil.
Bu stratejideki amaç; “Basit bir düşünceyi, entelektüel jargon veya kavramsal metafor ile ifade ederek meşruiyet ve ağırlık kazandırma çabasıdır.” diye açıklanır.
Siz; Nurettin Nebati’nin “Biz klasik ekonomi kurallarını bıraktık, farklı bir yaklaşım benimsiyoruz.” demeyi bilmediğini mi sanıyorsunuz? Bunun yerine "Neo klasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik kopuş, heterodoks yaklaşımı ön plana çıkardı." demesi “retorik prestij stratejisi”nin gereğidir.
***
Ömer Çelik devam ediyor: “Oysa çok partili hayata geçtiğimizden beri demokrasi karşıtı “organize işler” CHP’den sorulur. Cuntaları destekleyen “organize milli irade sabotajları”nın adresi........
