Bir Tabloya Moda Gözüyle Bakmak

Geçen hafta Arkas Sanat Alsancak’taki “Moda ve Resim” sergisini oğlumla ziyaret ettik. Tabii İzmir sıcağı bizi biraz yordu fakat sergiye girdiğimiz andan itibaren bir dönemin ruhu bizi karşıladı ve büyülendik. Resimlere bakarken gözüm sürekli kıyafetlere gitti. Kumaşlara, kesimlere, eteklerin hacmine, belin nasıl vurgulandığına, omuzların nasıl taşındığına, erkek ceketlerinin duruşuna, aksesuarlara, ayakkabılara, şapkalara…

Neden biliyor musunuz? Giyim bir çağın en açık anlatılarından biridir. 

İnsan yaşadığı dönemi konuşmadan da anlatır. Ne giydiğiyle anlatır. Nasıl göründüğüyle anlatır. Kendini dünyaya hangi silüetle sunduğuyla anlatır. Bu sergi de bunu hissetmemek mümkün değil. Resim ile modayı yan yana getiren yaklaşım, izleyene iki ayrı alan değil, iç içe geçmiş tek bir hikâye sunuyor.

Sergide 19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan figürler arasında dolaşırken şunu çok net görebiliyorum: Moda, dönemlerin estetik anlayışını taşıyan en güçlü dillerden biri. Bir kadının elbisesindeki dantel, eteğin katları, korsajın bedeni nasıl biçimlendirdiği, kolların yapısı, kumaşın ağırlığı, hatta duruşun kendisi… Hepsi yaşanılan zamanın kodlarını veriyor.

Eski bir tabloya bakınca ilk anda yüz ifadesi, renk, kompozisyon dikkati çekebilir. Benim gözüm ise hep kıyafetin anlattığı yere takılıyor. Çünkü kıyafet, resmin içinde sessiz duran ama en çok şey söyleyen katmanlardan biri. Bir toplumun incelik anlayışını, zarafet ölçüsünü, kadın ve erkek rolleriyle kurduğu ilişkiyi, gösterişe ne kadar alan açtığını, neyi şık bulduğunu, neyi ağırbaşlı saydığını orada görmek mümkün.

Arkas’taki serginin etkileyici tarafı, modayı vitrin mantığıyla sunmaması. Burada resim üzerinden giyim kültürünü okumak, bu muazzam değil mi? O yüzden bu sergide elbiselere bakarken aklımdan “ne kadar hoş” cümlesi geçmekten çok, “bir dönem kendini tam da böyle kurmuş” düşüncesi geçti.

Bir Dönemin Silüetini Okumak

Zaman çizelgesinin yer aldığı bölüm de bu duyguyu çok güçlendiriyordu. 1810’lardan 1900’lere uzanan kadın silüetleri yan yana geldiğinde değişim neredeyse gözle tutulur hale geliyor. Bel çizgisi yükseliyor, alçalıyor. Etek genişliyor, toparlanıyor, arkaya hacim alıyor. Omuzlar biçim değiştiriyor. Bedenin hangi kısmının öne çıkarıldığı sürekli dönüşüyor. Bu değişim, modanın ne kadar canlı bir hafızaya sahip olduğunu gösteriyor. Açıkçası o dönemlerde moda da zaman dursaydı ve o şekilde giyinmeye devam etseydin. Ne kadar asil, değil mi?

Kadın........

© Muhalif