Alaturka demokrasi |
Ülkemiz insanı yetmiş yıldan fazladır demokratik sistemimizin nasıl adım adım geliştiğini düşünerek övünür. Türkiye’nin 1946 yılında çok partili düzene geçmesi “nurlu ufuklara”ulaşacağımıza olan inancı arttırmıştır. Öyle ki 1950 genel seçimlerinde Adnan Menderes ve Celal Bayar önderliğindeki Demokrat Parti ezici çoğunlukla iktidar olduğunda “Demirkırat kazandı” naraları ortalığı yıkmıştır. Gelin görün ki ülkemin güzel insanları demokrasiyi hep seçimden seçime sandığa giderek oy vermekten ibaret sanmış, kendi oylarıyla iktidara oturttukları siyasilerden haklarını savunmalarını istemek akıllarının ucundan bile geçmemiştir. “Büyüklerimiz daha iyi bilir,” felsefesiyle bugünlere geldik. O büyükler kimlerse...
Demokratik seçimlerle iş başına getirdiğimiz son yirmi üç yılında kesintisiz Türkiye’yi yöneten AKP iktidarının siciline bakıyorum. Sadece bakmakla yetiniyorum. Bakmanın dışında bir eyleme kalkışacak olsam başıma türlü işler geleceğini adım gibi biliyorum.
Bu yazıyı yazdığım 1 Mayıs 2026 günü, sabah erkenden pencereden dışarı bakıyorum. Ana caddede inler ve cinler top oynuyor. Her yer polis........